Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/534 E. 2024/11112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/534
Karar No
2024/11112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Memnu hakların iadesine dair İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2016/304 Esas, 2020/49 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/16682 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136875 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136875 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer alan, ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.'' şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olmasının gerekmesi karşısında, somut olayda İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2020 tarihli kararının 22/10/2020 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın 21/01/2022 tarihinde infaz edildiği, yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olması gerektiği cihetle, belirtilen süreler geçmeden yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. ", aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl Geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir" ve 13/A maddesinin birinci fıkrasında ise; "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2016/304 Esas, 2020/49 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-1. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin hükmün, 22.10.2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, memnu hakların iadesi yönündeki talep üzerine, Mahkemenin 16.06.2022 tarihli ek kararı ile memnu hakların iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde, "mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması" şartının bulunduğu, hükümlünün cezasının 21.01.2022 tarihinde infaz edildiği ve Kanunda öngörülen 3 yıllık sürenin henüz tamamlanmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2016/304 Esas, 2020/49 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/534, K. 2024/11112, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-534-e-2024-11112-k-e47a6d757625