Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/39 E. 2024/11115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/39
- Karar No
- 2024/11115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2018/145 Esas, 2020/145 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.12.2023 tarihli ve 2023/25178 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/135591 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/135591 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hâk oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2023 tarihli ek kararı ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığından bahisle, uyarlama kararında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında 2013 takvim yılı içerisinde birden fazla sahte belge/fatura düzenlemek suretiyle işlenen suça ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2018/145 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 13.10.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 3. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2018/145 Esas, 2020/145 Karar sayılı ek kararı ile "...TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından..." hükümlünün aynı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, dosya üzerinden verilen ek kararın itiraz edilmeksizin 23.05.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün 2013 takvim yılında değişik zamanlarda birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin koşullarının mevcut olduğu, bununla birlikte duruşma açılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği ve 18.04.2022 tarihli ek kararda, "... 7394 sayılı yasanın 6. maddesi ile eklenen Geçici 34. maddesinin son fıkrası uyarınca TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri ve etkin pişmanlık yönünden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın yeni bir esasa kaydedilerek duruşma açılmasına..." karar verildiği de gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile hüküm kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2018/145 Esas, 2020/145 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.