Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5823 E. 2024/9563 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5823
- Karar No
- 2024/9563
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/90 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2008 tarihli ve 2008/9835 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca dört kez cezalandırılması talebiyle Ümraniye Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Ümraniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2009 tarihli ve 2008/1460 Esas, 2009/1564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 25. (Ümraniye 3.) Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2009 tarihli ve 2008/1460 Esas, 2009/1564 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.10.2014 tarihli ve 2013/28 Esas, 2014/17600 Karar sayılı kararı ile sanığın temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin onanmasına, karar verilmiştir. 4. Onama ilamı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve KD - 2022/113461 sayılı yazısı ile "(...)suç tarihinde sanıkta sahte plakalar, sahte motorlu araç trafik belgesi, sahte motorlu araç tescil belgesi, sahte nüfus cüzdanı ile sahte sürücü belgesi ele geçtiği ve UYAP sisteminde yapılan sorgulamaya göre de, adına sahte nüfus cüzdanı ve sahte sürücü belgesi düzenlenen Ramazan Kara isimli şahsın ... T.C. kimlik numaralı gerçek kişi olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın suça konu tüm bu belgeler nedeniyle bir kez 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 43/1-2. maddeleri kapsamında zincirleme suç hükümleri gereği resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyeti gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle(...)" gerekçesiyle onama ilamına karşı itirazda bulunmuştur. 5. İtiraz üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/8613 Esas, 2022/18964 Karar sayılı kararı ile "(...)itirazın kabulüne(...)dairemiz onama ilamının kaldırılmasına (...) eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; somut olayda sanığın hırsızladığı araca sahte plaka takıp, sahte plakaya uygun tamamen sahte trafik tescil belgesi düzenlediği; devamında gerçek bir kişi olan ... adına sahte nüfus cüzdanı ve sahte sürücü belgesi düzenleyip kullandığı eyleminde, sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olarak kabul edilmesi karşısında; dosya kapsamına göre aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge çeşitliliğinin TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, yasaya aykırı görüldüğünden, bozulmasına(...)" karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/146 Esas, 2023/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2023 tarihli ve 11-2023/103718 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 8 yıllık olağan zamanaşımı ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği gözetilerek düşme kararı verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşarak verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde park halinde bulunan ve sanığa ait olan ... plaka sayılı renault clio marka araçtan şüphelenen güvenlik güçlerinin araç üzerinde yaptıkları kontrol neticesinde söz konusu aracın çalınan ve ... isimli kişiye ait olan ... plaka sayılı Renault Clio marka araç olduğu, sanığın bu aracı ... LTD. ŞTİ. adına düzenlenmiş sahte ve iğfal niteliğine haiz motorlu araç trafik belgesi, motorlu araç tescil belgesi ve ... sayılı sahte plaka takmak suretiyle kullandığı ayrıca yakalanan sanığın üzerinden .... isimli kişi adına düzenlenmiş ve fotoğraf kısmında sanığın fotoğrafı olan ve iğfal niteliğine haiz bir adet sahte nüfus cüzdanı ve h-478918 seri no.lu E sınıfı sahte sürücü belgesi çıktığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.09.2008 tarihli ve BLG-2008/7002 sayılı ekspertiz raporunda suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla fark edilemeyecek şekilde olduğundan aldatma niteliğinin bulunduğu, suça konu plakalar üzerindeki Trafik Tescil Büro Amirliğine ait gözüken soğuk mühür izlerinin sahte oldukları, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla fark edilemeyecek şekilde olduğundan aldatma niteliğinin bulunduğu, suça konu trafik tescil belgesinin ön yüzlerindeki Trafik Tescil Büro Amirliğine ait gözüken soğuk mühür izlerinin sahte oldukları, yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve kolaylıkla fark edilemeyecek şekilde olduğundan aldatma niteliğinin bulunduğu, belirtilmiştir. 3. Mahkemece adli emanetin 2008/1447 sırasında kayıtlı bulunan suça konu belgeler duruşmaya getirtilip aldatma nitelikleri bulunup bulunmadıkları yönünden incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş ve aldatıcılık niteliklerinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir. 4. Sanık, suça konu nüfus cüzdanına ve sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullandığını beyan ile atılı suçlamayı kısmen ikrara yönelik savunmada bulunmuştur. 5.Mahkemece, sanık savunmaları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, alınan uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 2011/6-94 Esas, 2011/133 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz öncesinde sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği 28.10.2014 tarihinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kabulüne dair Dairemizin 14.11.2022 tarihli bozma ilamına kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/146 Esas, 2023/90 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.07.2024 tarihinde karar verildi.