Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3102 E. 2023/7417 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3102
- Karar No
- 2023/7417
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1230 E., 2022/852 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2013 tarihli ve 2013/468 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/1230 Esas, 2022/852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 25.05.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/23047 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55632 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55632 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 22/10/2009 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçu için kanunda öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl ve olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, suç tarihinin 22/10/2009 olduğu, sanığın savunmasının 12/08/2014 tarihinde alındığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2015 tarihli ve 2013/90 esas, 2015/710 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün sanığın üzerine atılı suç yönünden zamanaşımı süresini kesen son sebep olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrasında yargılamaya devam edilerek ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/04/2022 tarihli karara kadar geçen sürede 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde hükümler kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası ise; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda; sanığın bilinen en son adresinin 12.08.2014 tarihli sorgusunda bildirdiği Toygar Mah. 7. Altay Cad. No:18 Karesi/... ve MERNİS adresinin ise; Toygar Mah. 23036 Sk. 16/2 Karesi/... olmasına karşın, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın Toki 2. Etap A-1 Blok D;47 Karesi/... adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca muhtara tebliği usulsüz olup inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, bu aşamada olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.