Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/5609 E. 2024/9049 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5609
- Karar No
- 2024/9049
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/765 E., 2022/65 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2012/1136 Esas, 2016/539 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2020/18662 Esas, 2021/18754 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu gözetilmeden başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulduğu ve tekerrür hükümleri uygulanmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/765 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, aynı olay nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunduğuna, kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1- Suç tarihinde hırsızlık suçunun şüphelisi olarak aranmakta olan arkadaşı ile kahvehanede oturduğu sırada polis memurlarının yanlarına gelip, kimlik sormasından sonra, üzerinde nüfus cüzdanı bulunmadığını söyleyip, kendisini "..." olarak tanıtması üzerine, tüm kolluk tutanaklarının ve adli muayene raporunun sanığın beyanı üzerine "..." adına düzenlendiği, akabinde parmak izi incelemesinde sanığın gerçek kimliğinin anlaşıldığı, böylece üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2- Mahkemece sanık savunması, tanık beyanı, Yargıtay bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden önce 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden ve hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/765 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.