Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/1864 E. 2025/7361 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1864
Karar No
2025/7361
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2021/33 K. SUÇ :Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma, Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A-Sanığın Katılan ...'ya yönelik eylemi bakımından Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, 3- Tekerrüre esas alınan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1244 Esas, 2008/991 Karar sayılı mahkumiyet kararı hakkında 05/12/2018 tarihli ek karar ile uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşıldığından belirtilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2011 tarihli ve 2010/442 Esas, 2011/198 Karar sayılı kararı ilâmına konu suçun tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragrafın tamamen çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 204,00 TL yargılama giderinin giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (2) ve (3) bentlerinde yer alan "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geriye kalan bölümünün tamamının tahsil edileceği ve adli para cezasını hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin çıkartılıp yerlerine "Ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasında tekerrüre ilişkin (4) numaralı bölümden "Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1244 E., 2008/991 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı kararı ile 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum olduğu, hükmün 31/12/2012 tarihinde kesinleştiği " ibaresinin " Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/442 Esas, 2011/198 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum olduğu, hükmün 04/01/2013 tarihinde kesinleştiği " olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanığın Katılan ...'e yönelik eylemi bakımından Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1-Sanığın kendisini katılana ... olarak tanıttığı ve ... adına kimlik gösterdiği , sözleşmeleri de bu isimle imzaladığı, katılandan menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda; başkasına ait nüfus cüzdanını göstermesi karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, 2-Kabule göre de ; a.Sanığın katılandan iskele kiraladığı ertesi gün de boya ve kartonpiyer malzemesi alması şeklinde gerçekleştiği iddia olunması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, b. Sanık hakkında tükerrüre esas alınan Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1244 Esas, 2008/991 Karar sayılı mahkumiyet kararı hakkında 05/12/2018 tarihli ek karar ile uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiş olup;ilgili hükmün tekerrüre esas alınamayacağı adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas ilamlarının olduğu hususunun gözetilmemesi, c. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, d.Lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/1864, K. 2025/7361, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-1864-e-2025-7361-k-222b5dcb6f6c