Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9707 E. 2024/6353 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9707
Karar No
2024/6353
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/435 E., 2016/451 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2015/435 Esas, 2016/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, sahte olduğunu bilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu ticari taksinin kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu ve kimliği sorulduğunda adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın savunması, suça konu soğuk mühür izi içeren sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan netice ceza miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağının değerlendirildiği ve sanığın kişilik özellikleri ve pişmanlığının bulunmaması göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı şeklindeki yeterli gerekçeye istinaden lehe hükümlerin uygulanmaması yönünde takdir kılındığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2015/435 Esas, 2016/451 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/9707, K. 2024/6353, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-9707-e-2024-6353-k-5ec05b6690ab