Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18477 E. 2025/6583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18477
- Karar No
- 2025/6583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/195 E., 2015/126 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 21.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II.Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak, sanığın savunmasında suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğini, çeki ... isimli kişiden aldığını ve ...'e verdiğini beyan ettiği, mağdur ...'in beyanında ise çekleri ...'den aldığını beyan ettiği ve suç konusu çekler üzerindeki imza ve yazıların aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suçun asıl mağduru olan ...'in ayrıntılı beyanının alınması, bu kapsamda suça konu çekleri hangi sebep ve ilişki kapsamında aldığının, çeklerin ticari alışveriş sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, alışveriş anında çeklerin verileceği konusunda bir anlaşmalarının bulunup bulunmadığı sorularak ilişkiye dair kayıt ve belgelerin mevcutsa bunların dosya arasına alınması, sanığın savunmasında adı geçen ... isimli şahsın açık adres ve kimlik bilgilerinin sanıktan sorulmak ve mahallinde kolluk araştırması yapılmak suretiyle tespiti yoluna gidilmesi, gerçekte böyle bir şahsın varlığı ve tespiti halinde sanık savunmasına karşı diyecekleri sorulup, suça konu çeklerin ön ve arka yüzlerinde yazı ve imzaların sanık ve ... isimli kişiye aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.