Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/6064 E. 2024/1722 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6064
Karar No
2024/1722
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/105 E., 2016/310 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/105 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ve suç olduğu kabul edilecek ise suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasını oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 21.01.2015 tarihinde sanık ...'ın polis ekiplerince yakalanması sırasında yapılan üst aramasında üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan arkadaşı ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık, aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 24.01.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği belirlenmiştir. 4.Mahkeme tarafından suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilip, incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilmiş, sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 5.Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün sübut bulduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği; sanığın, arkadaşı olan ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile yakalanmasından ibaret eyleminin, resmi belgede sahtecilik suçuna vücut verdiği, aynı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçunu oluşturmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3.Tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen "ikinci defa tekerrür" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 46. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/105 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/6064, K. 2024/1722, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-6064-e-2024-1722-k-f7a855b8afbc