Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/34978 E. 2024/9428 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34978
- Karar No
- 2024/9428
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1155 E., 2019/1165 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Katılan ...'in 22.03.2019 tarihli istinaf başvurusu ile sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerini de istinaf ettiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu hükümler hakkında istinaf incelemesi yapılmadığı anlaşılmış ise de dava zamanaşımı içinde karar verilebileceği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Tebliğnamede, sanığın temyiz talebinin gerekçe içermediği anlaşıldığından reddi gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, basit yargılama usulünün uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılanlar ..., ... ve ... ile şikayetçi ... K. ... D. ve mağdur ... M.'nin polis memuru olarak görev yapmakta oldukları, suç tarihinde polis ihbar merkezine hakkında çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan şikâyetçi sanık ...'in, arkadaşı olan G. B. isimli şahsın ikametinde bulunduğunun bildirildiği, bu ihbar üzerine katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ... K.'nin söz konusu ikamete gittikleri, diğer polis memurlarının ikametin etrafını kontrol ettikleri sırada katılan ...'un sanığı ikametin kapısında görmesi üzerine diğer polis memurlarına haber verdiği, polis memurlarının sanığın yanına gittikleri ve tartışmaya başladıkları, sanığın direnmesi üzerine sanığa kelepçe takarak yere yatırdıkları, takviye olarak diğer katılan ve mağdurun olay yerine geldikleri, sanığın bu sırada ''Sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim, sizinle dışarıda görüşeceğiz'.' demek suretiyle katılanlar ... ve ... ile şikayetçi ... D. ve mağdur ... M.'ye hakaret ettiği, direnmeye devam ettiği esnada önceye dayanan bir sebepten dolayı aralarında husumet bulunması nedeniyle katılan ...'a ''Senin ananı avradını sinkaf edeceğim, senin infazın olduğunu biliyorum, seni yakacağım, seninle görüşeceğiz.'' dediği, bu sözlerini polis aracına bindirilirken de sürdürdüğü İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/18 esas ve 2016/210 karar sayılı ilamında da tekerrür uygulandığı halde sanığın ikinci kez mükerrir olduğu yönünde karar verilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından yeniden yargılama sebebi yapılmamış, bu eleştiri dışında vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; verilen kararda usul ve yasaya aykırı herhangi bir hususun bulunmadığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğnamedeki Düşünce Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm karar tarihinde kesin nitelikte olduğundan kanun yolu gösterilirken 5271 sayılı Kanun'un 294 ve 295 inci maddeleri uyarınca, sunulacak temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermesi gerektiğine dair ihtar bulunmadığı ve tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususlarında usule uygun ihtar içeren gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın 12.12.2022, 12.04.2023, 05.05.2023 tarihli dilekçeleri ile hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini belirttiği belirlenerek Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanığın Temyiz Sebepleri ile 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden 1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2016 tarihli ve 2015/18 Esas ve 2016/210 Karar sayılı ilamında da tekerrür hükümlerinin uygulandığından bahisle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu yönünde karar verilmediği Bölge Adliye Mahkemesince eleştiri konusu yapılmış ise de; Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/18 Esas sayılı dosyası hakkında 22.11.2016 tarihinde verilen ek karar ile sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması ve başkaca tekerrüre esas ilamı bulunmaması sebebiyle ikinci kez mükerrirlik uygulamasının kaldırıldığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi'nin eleştirisi isabetli görülmemiştir. 2. Sanığın, katılan ...'un da kendisine hakaret ettiğini beyan etmesi, katılan ... ve tanıkların da bu hususu doğrulamaları karşısında olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması, 3. Katılan, şikâyetçi ve mağdurların sanığın evin içinde ve dışında polis aracına bindirilirken hakaret eylemlerini sürdürdüğünü beyan etmeleri karşısında; öncelikle suçun işlendiği yerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 4. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülük içeren ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.