Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41401 E. 2024/16050 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41401
- Karar No
- 2024/16050
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1630 E., 2020/1268 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/1630 Esas, 2020/1268 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Her ne kadar tebliğnamede anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca temyizi kabil olmadığı belirtilerek miktar itibarıyla kesin olduğu kabulüyle aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca ret yönünde görüş bildirilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan hükmolunan beraat kararının istinaf incelemesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/1630 Esas, 2020/1268 Karar sayılı kararıyla ilk defa verilen mahkumiyet kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olduğu anlaşılmakla, bu hususta tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. Maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. Maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/129 Esas, 2018/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/1630 Esas ve 2020/1268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155/1, 62,52/2 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz isteği;suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığına, cezasının ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III.GEREKÇE Sanığa isnat edilen güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra, 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/d maddesinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2018/1630 Esas, 2020/1268 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. Maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.