Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40337 E. 2026/5581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40337
Karar No
2026/5581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/69 E., 2017/281 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden; Suça konu fatura tarihlerinin 25.09.2009, 25.10.20 09... .11.2009 tarihleri olduğu ve zincire konu eylemin gerçekleştirildiği 25.11.2009 tarihinin suç tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Sanık hakkında eylemi nedeniyle bozma öncesi verilen kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak sanık hakkında bozma öncesindeki cezadan fazla cezaya hükmedilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının (A) bendinin 4. paragrafından sonra gelmek üzere "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 1 YIL 15 GÜN HAPİS ve 100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” paragrafının eklenmesi ve hüküm fıkrasının (A) bendinin TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 6. paragrafının tamamen çıkartılarak yerine "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının 24/11/20 15... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan yasal değişiklik sonrası oluşan hukuksal durum nazara alınarak uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden Sanığın, mağdur ...'in sürücü belgesi ve motorlu taşıt belgesi fotokopisini kullanmak suretiyle 09.09.2009 tarihinde ... Bayisine müracaatla mağdur adına cep telefonu hattı almak için abonelik sözleşmelerini sahte düzenlediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın sübut bulan eyleminin hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suça temas ettiği belirlenerek ve suç tarihinin 09.09.2009 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen "5809 sayılı yasaya aykırılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 09.09.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40337, K. 2026/5581, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40337-e-2026-5581-k-86e8c8b7cf77