Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4632 E. 2026/5155 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4632
- Karar No
- 2026/5155
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1807 E., 2025/602 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2024 tarihli ve 2024/129 Esas, 2024/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2024/1807 Esas, 2025/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, akıl hastalığına, tasarlama hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda alınan savunmaları dikkate alındığında sanığı akıl sağlığı konusunda tam teşekküllü en yakın Akıl ve Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesine gönderilerek rapor alındıktan sonra gerektiği takdirde Gözlem İhtisas Dairesinde gözlem altına alınıp rapor aldırıldıktan sonra, dosyanın Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek suç tarihinde işlediği iddia olunan "nitelikli kasten öldürme" suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğine etki edecek şekilde akıl hastalığının bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılması, Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile 4. İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki mevcut olması halinde, sanığın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi, muayenesi de yapılarak rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, sanığın cezai ehliyetine dair rapor alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi eksik inceleme yönünden yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2024/1807 Esas, 2025/602 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.