Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39928 E. 2026/5579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39928
- Karar No
- 2026/5579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/239 E., 2021/255 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ve hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin gerekçe bölümünde belirtilen nedenle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2016/195 esas, 2019/230 karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... ... hakkında "zimmet" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43, 248/1, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 100 ve devamı maddeleri uyarınca hükmen tutuklanmasına, sanık ... hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında "zimmet" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43, 248/2-c.2, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 100 ve devamı maddeleri uyarınca hükmen tutuklanmasına, karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan .. ve .. Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/2914 esas, 2019/2753 karar sayılı kararı ile; "Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2016 tarih ve 2016/2294 Esas sayılı iddianamesinde "Şüphelilerin hastanede görev yaptıkları sırada hastane çalışanlarının maaşlarından ve diğer ödemelerinden ilgililerin düzenli şekilde kontrol etmemeleri halinde tespiti mümkün olmayacak küçük rakamlarda miktarların kendi hesaplarına aktarmak suretiyle zimmet suçunu işlemeye karar verdikleri, yine şüphelilerin bu amaçla hastaneden tayin çıkan veya izinde bulunan veya herhangi bir nedenle görevli olmayan personele de maaş dışındaki döner sermaye ve benzeri ödemelerin yapılmasını sağlamak amacıyla bu şahıslar adına da tahakkuk yaparak bu şahıslara yapılacak ödemeleri kendi hesap numaralarına yatırmaya karar verdikleri," şeklinde anlatımı nedeniyle sanıkların hastaneden tayini çıkan veya izinde bulunan veya herhangi bir nedenle görevli olmayan bir personel ile maaş dışındaki döner sermaye ve benzeri ödemelerin yapılmasını sağlamak amacıyla bu şahıslar adına da tahakkuk yapma eylemlerinin hileli ve yasal olmayan yollarla kendilerine haksız olarak menfaat sağladıkları, suça konu paraların görev dolayısıyla sanıklara teslim edilmediği, bu nedenle de yasal tevdii unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanıkların bu eyleminin zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, belgelerin aldatıcı nitelikte olması durumunda sanıkların eyleminin evrakta sahtecilik ve kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, aldatıcı niteliğinin bulunmaması durumunda da kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı gözetilerek dosyada bulunan bilirkişi raporunun yeterli olmaması halinde bu hususlarda ek bir bilirkişi raporu aldırılıp, mahkeme tarafından da söz konusu belgeler üzerinde bizzat aldatıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, sanıkların hastanede görev yaptıkları sırada çalışanların maaşlarından ve diğer ödemelerinden keserek kendi hesaplarına aktardıkları miktar ile çalışmayan ve bu nedenle ücret ve döner sermaye gibi benzeri ödemeleri hak etmeyen personele tahakkuk ettirilerek hesaplarına aktardıkları miktarların ayrı ayrı tespiti ile zimmet suçu yönünden TCK'nın 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması, Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar hakkında, TCK'nın 53/5. maddesi gereğince ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de;Dosyada bulunan bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesine rağmen beraatine karar verilen sanık ...'un hesabına para yatırdığı tespit edilen şahısların hastane personeli olup olmadığının tespiti yapılmadan beraatine karar verildiği," gerekçesiyle hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/705 esas, 2020/722 karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 204/2, 43/1, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hak ve yetki kullanılmasının yasaklanmasına, sanık ... ... hakkında "değişen vasıfla kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık " suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e-son, 43/1, 168/1, 62, 52/2, 52/4, 53/1-2-3-5 ve 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hak ve yetki kullanılmasının yasaklanmasına, sanık ... hakkında 204/2, 43/1, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hak ve yetki kullanılmasının yasaklanmasına, sanık ... hakkında "değişen vasıfla kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e-son, 43/1, 168/2, 62, 52/2, 52/4, 53/1-2-3-5 ve 63 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 375.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hak ve yetki kullanılmasının yasaklanmasına, karar verilmiştir. 4. Bahsedilen kararın sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2021/239 esas, 2021/255 karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan, kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince "değişen vasıfla kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan, kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının ise;TCK'nın 53/5. fıkrası hükmünün uygulanması için aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen bir suç bulunması gerektiği sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilmesi karşısında yasada belirtilen şartların gerçekleşmediği gözetilmeden TCK'nın 53/5 fıkrasının uygulanması, Nedeni ile hukuka aykırılık mevcut olup, başvuranın istinaf itirazları bu itibarla yerinde ise de bu husus esasa etkili olmayıp düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği, Dairemizce CMK'nın 280/1-a maddesi delaleti ile CMK'nın 303. maddesi kapsamında karar verilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmakla;Sanıklar hakkındaki istinaf kapsamındaki hükümlerin TCK'nın 53/5. madde uygulamasının yapıldığı bendlerin hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle" gerekçesiyle hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, suç kastlarının bulunmadığına, eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, ayrıca etkin pişmanlık indiriminin uygulanması gerektiğine ve eksik incelemeye bağlı olarak haksız teşdit uygulaması yapıldığına vs mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2016/195 esas, 2019/230 karar sayılı mahkûmiyet kararlarının sanıklar müdafiileri ve katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükümlerinin suçların nitelendirilmesi ve eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verildiği, oysa ki anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 13.09.2019 tarihli bozma kararının verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden 26.11.2020 tarihli hükümlerin kurulduğu, bu kararın yeniden sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan ret ve düzeltilerek esastan ret kararları verildiği, ancak açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliği değiştirilerek karar verildiğinde temyiz kanun yoluna tabi olan bir hükme yönelik, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçilmesi, ayrıca uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında,
Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu hukuka aykırılığın kanun yollarına başvurma yönünden davanın esasına etki etmesi karşısında, yargılamaya devam edilerek 08.02.2021 tarihli esastan ret ve düzeltilerek esastan ret kararlarının verilmesi,
2. .. Devlet hastanesinde mutemet olarak görev yapan sanıkların hastane çalışanlarının hak ettiği maaşlarından ve diğer ödemelerinden keserek kendi hesaplarına usulsüz olarak aktarma biçimindeki fiillerinin zimmet suçunu; buna karşın hastanede çalışmayan ve bu nedenle de ücret ve döner sermaye gibi ödemeleri hak etmeyen personele tahakkuk ettirilen ödemeleri kendi hesaplarına usulsüz olarak aktarma biçimindeki fiillerin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bu itibarla her iki suç yönünden mal edinilen miktarların tespit edilerek nitelikli zimmet ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.