Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39621 E. 2026/5152 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39621
Karar No
2026/5152
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/739 E. 2019/1332 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ Temyizin Kapsamına Göre; 1.Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2017 tarihli ve 2016/291 Esas, 2017/144 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.Anılan karara yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılanın istinaf başvuruları üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca beraat kararı kaldırılarak sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52... . maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39621, K. 2026/5152, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39621-e-2026-5152-k-72e9062a5ea3