Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39498 E. 2025/4679 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39498
Karar No
2025/4679
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/45 E., 2019/1004 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/338 Esas, 2018/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/1004 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, resmi belgede sahteciliğe yönelik suç kastının bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili temyizinde özetle; katılanca yetiştirilen hayvanları katılanın izni olmadan boşanma davası devam eden tarihler de dahil olmak üzere sanığın, katılanın imzasını taklit ederek sattığı veya kesim işlemi yaptığı, gelirin tamamını sanığın aldığı, istinaf mahkemesinin farazi gerekçe ile karar verdiği, gelirin evin ve çocukların giderine harcandığı, birlikte ev yaptıkları, katılanın zımni rızasıolduğu" şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığı, katılanın sürekli fiziksel, ekonomik, psikolojik şiddet gördüğü, sanığın katılanın rızasını almadığı, ama, katılan evli iken şikayet etse can güvenliği olmayacağı, evli iken şikayet imkanının bulunmadığı, kurumun usulsüzlüğe göz yumduğu iddiaları ile ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. III. GEREKÇE Katılanın, boşanma aşamasında oldukları resmi nikahlı eşi hakkında, boşanma davası devam ettiği esnada imzasını taklit ederek kendisinin yetiştirdiği büyükbaş hayvanları izni ve rızası dışında sattığı veya kesim işlemi yaptırdığından bahisle şikayetçi olduğu, bahse konu hayvan pasaportlarındaki katılana atfen atılı imzaların uzmanlık raporunda sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, hayvan pasaportlarının düzenleniş biçimi ve onay makamı itibari ile resmi belge olarak sayılması gerektiği iddiası ile kamu davası açıldığı, Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının, yukarıda yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile duruşma açılmak sureti ile kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde eşi olan sanıktan evlilik birliği içinde fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet gördüğünü, sanığın hayvanların elden çıkarılmasında 1 adet satış işlemi haricinde rızasını almadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin farazi olduğunu belirttiği, Ancak; resmi belgede sahtecilik konusu olarak iddianamede belirtilen hayvan pasaportlarında sanığın kamu görevlisinin yerine değil katılan yerine imza attığının ileri sürüldüğü, bu bakımdan resmi belgeyi hukuki olarak geçerli hale getiren şekli unsurun kamu görevlisine ait imza olması nedeniyle bu haliyle sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu değil, sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabileceği ve bu nedenlerle, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; 1. Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında, önceden verilen rıza üzerine adına işlem yapılan yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği ve rızanın açık veya zımni olabileceği gözetilerek, somut olayda; atılı suça konu eylemlerden önce de sanığın benzer işlemlerde eşi katılan yerine imza atarak yaptığı işlemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması, 2. Sanıkla katılanın boşanma dava dosyası da getirtilerek incelenmesi, gerekli belgelerden birer örnek dosya içine alınması, katılanın, sanığın evlilik birliği içinde katılanı da ilgilendiren işlerde rızasını alıp almadığı, katılana fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddet uygulaması iddiası nedeni ile katılanın, sanık tarafından hayvanların elden çıkarılmasına ilişkin işlemlere itiraz etme imkanının olup olmadığının belirlenmesi, Sonucuna göre sanığın kastının ve hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/45 Esas, 2019/1004 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39498, K. 2025/4679, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39498-e-2025-4679-k-3d33c00027d7