Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39339 E. 2025/4989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39339
- Karar No
- 2025/4989
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1621 E., 2019/863 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 08.01.2014, 10.11.2015 HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümlere temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2017/301 Esas, 2018/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/1621 Esas, 2019/863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında; a- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, 52/2-4, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; suça konu senet üzerindeki imzanın katılan tarafından atıldığını, katılanın beyanlarının çelişkili olduğunu, Mahkemece bu söylemler doğrultusunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunu, sanığın beraatine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine yönelik karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2010 tarihli ve 2010/143 Esas, 2010/485 Karar sayılı kararının "iftira" suçundan "10 ay hapis cezasına" ilişkin olduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede 14.11.2024 tarihli ek karar ile sanığın haklarının kısıtlandığını, son sözünün sorulmadığını, şahidinin dinlenmediğini, haksızlığa uğradığını, dosyasının tekrardan incelenmesini talep ettiğini ihtiva eden dilekçe vermesi üzerine, Mahkemece, talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddeleri gereğince itiraz mahiyetinde olduğu değerlendirilerek, dosyanın takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan ilamın sonucunun araştırılması ve sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.