Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38849 E. 2026/5278 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38849
- Karar No
- 2026/5278
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/105 E., 2019/642 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2017/285 Esas, 2018/681 Karar sayılı kararıyla; sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, eylemin özel belgede sahtecilik suçu olarak vasıflandırılması suretiyle sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 207/1, 211/1, 62/1, 51/1-3 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezanın ertelenmesine ve sanıkların 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmalarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/642 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) ve 303/1-(a) maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasına karar verilerek sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(a) maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında daha ağır cezalara hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılması ile kurulan beraat hükümlerinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığına, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle, .. Kağıtçılık Rek. Ürn. San. Dış Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan katılanın, 30.09.2016 keşide tarihli, lehtarı ... olan, Z ... numaralı, 30.000,00 TL bedelle keşide edip cirolamak suretiyle sanık ...’a verdiği suça konu çeki, keşide tarihini “30.06.2016” ve çekteki bedel kısmını rakamla “40.000”, yazıyla “KIRK BİN TL” olarak değiştirdikleri, sanık ... tarafından bankaya ibraz olunan çekin karşılıksız çıktığı iddia olunan olayda;
Dava dosyasında aslı mevcut olan suça konu çekin yapılan incelemesi neticesinde sahteciliğe konu olduğu kabul edilen değişikliklerin paraflandığı, 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun 818/1 maddesi delâletiyle 748. maddesinin, çek üzerindeki bilgilerin paraflanmak suretiyle değişikliğine cevaz verdiği, yetkili kişi tarafından paraflanmış olması hâlinde salt değişiklik yapılmasının tahrifat anlamına gelmeyeceği gibi değişikliğin ilk bakışta anlaşılır olmasının da aldatıcılık niteliğini etkilemeyeceği, bu itibarla asıl meselenin çek üzerindeki parafların paraf sahibinden mi yoksa onun parafını takliden atan başka bir kimseden mi sadır olduğu noktasında toplandığı, katılanın, kendisi yerine paraf işleminin sanıklar tarafından yapıldığını iddia etmesi, sanıkların ise atılı suçu kabul etmemeleri ve sanık ...'un değişikliklerin katılan tarafından yapıldığını savunması karşısında, dava dosyasında mevcut 05.05.2017 tarihli Bilirkişi Raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek katılan ile sanıkların yeterli miktarda yazı örnekleri ile suç tarihine yakın bir zaman dilimini kapsar şekilde resmi kurumlardan imza ve varsa yazı örneklerinin temini ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılması; anlatımlara göre suça konu çekin katılan tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında sanık ...'a ve sanık ... tarafından da yine ticari ilişki kapsamında sanık ...'e verildiği gözetilerek, suçun sübutu hâlinde 5237 sayılı TCK'nın 211/1 maddesinin uygulama alanının bulunmayacağı, nitekim Türk ... Kanunu'nda aranan tüm zorunlu unsurları taşıyan çekin, tahrif edilmiş olmasının onu özel belge niteliğine dönüştürmeyeceği de nazara alınarak, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı; 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin Hâkime ait olduğu, Mahkemece bu hususta gözlem yapılması gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar da çağrılarak suça konu çek aslının duruşmada incelenmek suretiyle belgenin özelliği ve aldatma niteliğinin olup olmadığının tespiti ile yeni bir hüküm kurulması gerekirken, duruşmasız yapılan inceleme ile "söz konusu çekte yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolayca anlaşılır olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2026 tarihinde karar verildi.