Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38753 E. 2025/4647 K. – Hizmet Nedeniyl
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38753
- Karar No
- 2025/4647
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1966 E., 2021/621 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2016 tarihli ve 2016/5104 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Bursa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2016/227 Esas, 2018/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan beraatine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2018/1709 Esas, 2019/842 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden 1 yıl 3 ay 18 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/5017 Esas, 2020/8170 Karar sayılı kararı ile; "Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/1966 Esas, 2021/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastının olmadığına, sanık ile katılan arasında ücret/maaş alacağından kaynaklı hukuki ihtilaf olduğuna, katılanın herhangi bir zararının bulunmadığına, sanığın iş yerinden olan alacağına karşılık hapis hakkını kullandığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ve lehe olan hükümlerin uygulanması talebine, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafii tarafından kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Bozma sonrası, sanığa yüklenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1.Sanığın katılanın iş yerinde pazarlama ve satış elemanı olarak çalıştığı, görevi icabı şirket müşterilerine malları teslim etmeye, para tahsil etmeye ve mal iadelerini şirket adına kabule yetkili olduğu, sanığın müvekkil şirket müşterilerinden tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmediği, katılanın şikâyetçi olduğu, sanığın katılanın maddi zararını gidermediği, iddia olunan olayda, SGK'ya verilen ayrılış bildirgesinde sanığın işten çıkış tarihinin 08.10.2015, çıkış kodunun 3 "istifa" nedeniyle fesih olarak gösterildiği, taraflar arasında 01/07/2015-01/07/2016 tarihleri arasında geçerli, belirli süreli iş akdinin yapıldığı, davacının aylık ücretinin 3.500,00 TL olarak kararlaştırıldığı, fakat net/brüt olduğunun açık olmadığı, fakat Temmuz/2015 ayın ücretini net 3.500,00 TL olarak banka vasıtasıyla ödendiği, ancak sanığın maaş ödemesinin katılan tarafından tamamının yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, katılan sanığın iş akdinin “taahhüt ettiği ciroya ulaşamaması, performans düşüklüğü, eşinin rahatsızlığı nedeniyle devamsızlığı, müşterilerden usulsüz olarak yaptığı tahsilatlar” nedeniyle fesih edildiğini beyan etmesine karşın sanığın savunmasında olay tarihinde eşinin ameliyatı sebebiyle son ay işe düzenli gelemediğini, aylık paraya ihtiyacı bulunduğunu, katılandan para talep ettiğini, kendisinin "müşteri tahsilatlarından kullanarak mahsupta bulunmasını istediğini" beyan ettiğini, bunun üzerine üç ayrı şirketten tahsil ettiği toplam 3.610,00 TL yi aldığını, aldığı paraları makbuz karşılığı olduğunu, söz konusu tahsilatları ücret alacaklarına mahsuben katılanın bilgisi dahilinde yaptığını ifade etmesi, tanık beyanlarının sanığın savunmalarını teyit etmesi, taraflar arasında Bursa 5. İş Mahkemesinde işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının bulunduğu, bu davanın bilirkişi raporunda sanığın katılandan maaş alacağı olduğunun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelik arz etmesi nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması, 2. Kabule göre de; "05.10.2015" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına "09/2015" şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.