Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37892 E. 2026/5805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37892
- Karar No
- 2026/5805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1799 E., 2020/1967 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında, bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2014/314 Esas, 2017/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, 43/1, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 7 yıl 6 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/3121 Esas, 2018/2025 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/8589 Esas, 2020/3898 Karar sayılı kararıyla bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/1799 Esas, 2020/1967 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 43/1, 167/2, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi tarafından yargılama yapılması gerektiğine, koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmadığına, sanığın beraatına karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2014/314 Esas, 2017/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/3121 Esas, 2018/2025 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının sanık müdafi tarafından temyizi sonrası, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/8589 Esas, 2020/3898 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilerek dava dosyasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 304/2-a maddesi uyarınca gereği için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, sehven Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 3-7. maddeleri gereğince, kamu düzenini ilgilendiren ve kanunla belirlenen görev hususunun kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen gözetilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle dava dosyasının yetkili ve görevli ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın, kardeşi olan katılan adına tanzim olunan sahte nüfus cüzdanı ile ... 5. Noterliği nezdinde satış yetkisi içeren sahte vekaletnameler düzenleterek, bu vekaletnamelere istinaden katılana ait taşınmazları temyiz dışı sanıklara sattığının iddia ve kabul olunduğu olayda; hükümden önce, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile..." ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle, soruşturma ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan 5237 sayılı Kanun'un 167/2. maddesi yollamasıyla 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kabule göre de; "30.04.2014" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında "2014 yılı" şeklinde eksik yazılması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.