Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37180 E. 2023/6742 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37180
Karar No
2023/6742
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/634 E., 2020/533 K. SUÇ : Dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 22.09.2011-05.10.2011 tarihleri arası HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A....Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2013 Tarihli ve 2012/16 Esas, 2013/65 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında 1. Mağdurlar ... ve ...'a karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 2 kez uygulanmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Mağdurlar ... ve ...'ya karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 2 kez uygulanmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, B. ...Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2013 tarihli ve 2012/16 Esas, 2013/65 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.03.2017 tarihli ve 2017/778 Esas, 2017/7492 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına, Karar verilmiştir. C. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 Tarihli ve 2017/634 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 1.Mağdurlar ... ve ...'a karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 2 kez uygulanmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Mağdurlar ... ve ...'ya karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 2 kez uygulanmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, yüklenen suçu kabul etmediğine, mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiklerine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanığın suç tarihlerinde katılanları cep telefonlarından arayarak, kendisini ...'dan arayan sağlık memuru olarak tanıttığı, katılanların veya yakınlarının özürlü sağlık durumlarına ilişkin olarak gerçek dışı vaat ve ifadelerde bulunmak suretiyle hileli hareketlerle katılanların kendi adına kayıtlı 53***21 nolu posta çeki hesabına para yatırmalarını sağladığı iddiasına ilişkindir. 2. PTT Genel Müdürlüğünün yazıları ile mağdur ... tarafından 05.10.2011 tarihinde sanığın posta çeki hesabına yatırılan paranın, aynı gün ...PTT şubesinden sanık tarafından çekildiği bildirilmiştir. İlgili dekont ve belgeler dosya arasında bulunmaktadır. 3. Sanık, posta çeki hesabına yatırılan paraları çektiğini ikrar etmiş, ancak ticari nedenlerle borçlularının yatırmış olduğu paralar olduğunu düşünerek çektiğini, mağdurları arayarak para istemediğini, neden kendi hesabına para yatırdıklarını bilmediğini beyan ederek suçlamayı reddetmiştir. 4. Mağdur ... tarafından, zararının giderilmesi nedeniyle şikayetten vezgeçildiğine ilişkin 08.02.2012 tarihli dilekçenin sunulmuş olduğu görülmüştür. 5. Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür. 6. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle hileli hareketlerle mağdur ... ve diğer mağdurlardan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanığın, lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında "22.09.2011-05.10.2011 tarihleri arası" olarak eksik yazılan suç tarihlerinin, mağdur ...'ya karşı eylem yönünden "21.09.2011", ...'a karşı eylem yönünden "22.09.2011", mağdur ...' karşı eylem yönünden "26.09.2011", mağdur ...'a karşı eylem yönünden "05.10.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A. Mağdur ...'a Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Olay ve Olgular başlığı altında yazılı deliller ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu, bu yönüyle hükümde eksiklik bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Mağdurlar ..., ... ve ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Dosya kapsamına göre mağdurlara yönelik suçlar yönünden gerekçe bölümünde belirlenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Mağdur ...'a Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2017/634 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Mağdurlar ..., ... ve ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2017/634 Esas, 2020/533 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37180, K. 2023/6742, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-37180-e-2023-6742-k-69da9f384bf5