Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36997 E. 2023/6371 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36997
- Karar No
- 2023/6371
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2020/716 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/132 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/132 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/14028 Esas, 2020/202 Karar sayılı kararı ile "..Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu.. " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/52 Esas, 2020/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen nazara alınacak sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, özel direksiyon dersi aldığı sırada tanıştığı ve güvenini kazandığı emekli astsubay olan katılana, "Çocuğunun böbrek rahatsızlığının olduğunu,yurt dışından gelecek bir doktor vasıtasıyla böbrek nakli yapılacağını paraya acil ihtiyacı olduğunu, Fikirtepe de eski bir evlerini müteahhide verdiklerini, sıkıştıkları zaman müteahhitten para alıp kendisine vereceğini, hatta trafik kazası nedeniyle 230.000,00 TL tazminat kazandıklarını kredi borcunu ödemede bir sorun olmayacağını" söylediği ve katılana farklı tarihlerde toplam 98.000,00 TL kredi çektirdiği, katılanın sanığın isteği üzerine 12.12.2011 tarihinde çekilen paranın 5.000 Eurosunu Western Unıon bankası aracılığıyla Yunanistan'a Sabiha Abti isimli kişiye gönderdiği, katılanın kalan parayı sanığa elden verdiği, sanığın katılandan aldığı paraları iade etmediği ve katılanı oyaladığı, sanığın hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin ettiği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 4. Mahkemece, sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, katılanın sanığa iftira etmesi için hiçbir nedenin bulunmadığı, yeminle dinlenen tanıkların katılanın iddialarını desteklediği, sanığın hileli hareketlerle farklı tarihlerde katılandan haksız menfaat temin ettiği gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/52 Esas, 2020/716 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.