Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33835 E. 2026/5631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33835
Karar No
2026/5631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/228 E., 2016/131 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık, Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Sanık ...'in katılandan borç aldığı, bir süre sonra katılanın alacağını istemesi üzerine bu borca karşılık sanıklar ... ve ... tarafından katılana suça konu .. Bank .. Mahallesi Şubesine ait keşidecisi şikâyetçi ...'ın yetkilisi olduğu .. Tekstil Sanayi ve ... Ltd. Şti. olan 20.05.2011 keşide tarihli 18.500,00 TL bedelli sahte çeki verdikleri, katılanın çekin sahte olduğunu öğrenmesi sonrası bu çeki geri alarak katılana borçlarına karşılık .. ilinde bulunan bir taşınmazı devretmeyi vaat ettikleri, bu hususta katılandan bir miktar daha para aldıkları, sanık ...'in borçlarına karşılık katılana 75.000,00 TL bedelli bir bono keşide ederek verdiği, ancak bono bedelinin de ödenmediği iddiasıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bankanın maddi varlığı olan çekin aracı kılınması suretiyle bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında; dosya kapsamına göre, sahte çekin, sanık ...'in önceden doğan borcuna karşılık olarak verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın katılana yönelik diğer hileli hareketlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına vücut vereceği belirlenerek yapılan incelemede; UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre; hükümden sonra, sanık ...'nın 02.08.2022 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; sanıklar ... ve ...'a yüklenen "resmi belgede sahtecilik" ile değişen suç vasfına göre"dolandırıcılık" suçlarının, 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 157. maddelerindeki cezalarının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen en son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 11.09.20 14... .12.2014 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, bu itibarla katılan ve vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Katılanın, sanık ...'den borçlarına karşılık aldığı bonoyu tahsil etmek istemesi üzerine sanıklar ... ve ...'in katılanı kendi avukatları olan dava dışı ...'a götürdükleri, burada gerçekte alacaklısı olduğu bonoyu hileli hareketlerle katılana ciro ettirdikleri ve sanık ... adına Balıkesir 5. İcra Müdürlüğünün 2012/2948 sayılı dosyası kapsamında katılan ve sanık ... aleyhine icra takibine konu etmek suretiyle sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanıkların savunmalarında, suça konu bononun sanık ...'e olan borcuna karşılık katılan tarafından ciro edilerek verildiği beyan edilmesine karşılık, katılan tarafından kabul edilmeyen bu borç ilişkisini ortaya koyan herhangi bir bilgi veya belge bulunmaması, takip talebinde katılana ait olduğu bildirilen adresin sanık ...'e ait olduğunun belirlenmesi ve ödeme emrini tebliğ eden posta memuru ..'ın beyanında, sanık ...'in isteği üzerine tebligatı postanede katılana yanında sanık da olduğu halde tebliğ ettiğini bildirmesi ile diğer tanık beyanlarının da genel olarak katılanın iddialarını doğrulaması karşısında; belirtilen icra dosyasının akıbetinin araştırılarak senet bedelinin katılandan tahsil edilip edilmediğinin tespit edilmesinden sonra, dosya kapsamında elde edilen tüm deliller ışığında sanıkların üzerilerine atılı kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık veya bu suça teşebbüs hükümlerine göre mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde, delillerin takdirinde de hataya düşülerek sanıkların beraatlerine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan ve vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33835, K. 2026/5631, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33835-e-2026-5631-k-ef9cfe1465af