Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33750 E. 2026/5558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33750
Karar No
2026/5558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/273 E., 2016/130 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Şikayetçi ... vekilinin temyizi yönünden; adı geçen şikâyetçinin sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden ise; yapılan ön inceleme neticesinde; Cumhuriyet savcısının resmi belgede sahtecilik suçuyla sınırlı temyiz isteminde bulunduğu, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, .. .. Bankasının bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmediği kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cumhuriyet Savcının Temyizi Yönünden Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33750, K. 2026/5558, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33750-e-2026-5558-k-78f21aeb1b13