Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33666 E. 2026/6373 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33666
- Karar No
- 2026/6373
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/404 E., 2016/154 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanıklara isnat olunan eylem 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(h) maddesi kapsamında tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu olarak vasıflandırılmış ise de; Sanık ... ve katılan ...'nin ... Tekstil İnşaat Ltd. Şti.'nin ortakları oldukları, 20.03.2008 tarihinde noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesi ile katılan ...'nin hisselerini sanık ...'in kardeşi .........devrettiği ancak fiilen bu hisseleri sanık ...'in aldığı, karşılığında sanıklar ....... ve ....... tarafından katılan ...'a, sanık ...'nin borçlu gözüktüğü her biri 707.00 TL'lik 28 adet senet verildiği halde senetlerin vadesi geldiğinde borcun ödenmemesi üzerine katılanın icra takibi başlattığı ancak senetlerdeki borçlu imzalarının sahteliği nedeniyle alacağını tahsil edemeğinin anlaşılması karşısında, sanıkların katılana verdikleri senetlerde borçlu olarak şirket gösterilmeyip sanık ... olarak gösterilmesi karşısında, sanıkların katılana karşı eylemlerinin bir şirketin faaliyeti kapsamında 3. kişilerin zararına menfaaat temin edilmesi şeklinde gerçekleşmediği, sanıklara atılı eyleminin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfı itibarıyla sanıkların üzerlerine atılı "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep 06.06.2016 tarihli mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.