Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3077 E. 2026/6374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3077
- Karar No
- 2026/6374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/106 E. 2013/488 K. SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın mahkemece tespit edilen adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 30.06.2014 tarihli tebliğ işleminin, daha önce aynı adrese usulüne uygun olarak yapılmış tebligat bulunmadığından hukuken geçersiz olup sanığın 16.01.2023 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle birlikte yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1) Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede; Sanık ...'in mağdurun işlettiği sanayii makinaları satış dükkanına gelerek aldığı malzemeler karşılığında mağdura 10.11.2009 keşide tarihli ...... adına düzenlenmiş ... Bankasına ait 12.700 TL'lik çeki verdiği, çeki meblağı itibarı ile teyit etme gereği duyan mağdurun bankaya başvurduğunda çekin çalıntı olduğunu öğrendiği, suça konu çekin 17.09.2009 tarihinde ... ili ... ilçesinde meydana gelen hırsızlığa konu çeklerden olduğu ve söz konusu hırsızlık suçuna ilişkin soruşturmanın devam ettiği, sonradan çekin çalıntı olduğunun anlaşılması ile malların sanığa teslim edilmediği olayda; tüm dosya kapsamından sanığın mağduru mal alımı sırasında dolandırmaya teşebbüs ettiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2) Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre,5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan,19.11.2013 tarihli mahkumiyet kararında temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uyguın olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.