Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30262 E. 2026/6294 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30262
- Karar No
- 2026/6294
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/327 E., 2016/86 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde, dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinin nitelikli hâl olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyetinin tanımına yer verilerek; “Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” şeklinde düzenlendiği, aynı Kanun'un 66. maddesi ise “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır.” hükmünün bulunduğu, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hâli nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekmekte olup bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; emlakçı olan sanık ... ile yanında çalışan diğer sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek katılanlara değeri yüksek taşınmazları gösterip değeri düşük başka taşınmazları satmak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, emlakçılık faaliyetinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği, bu hâliyle sanıkların katılanlara yönelik eylemlerinin, sübutu hâlinde, 5237 sayılı TCK'nin 157/1 maddesinde öngörülen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama konusu dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı TCK’nin 157/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, suçun iştirak halinde işlenmiş olduğunun iddia olunması nedeniyle, kesen son sebep olan sanıklar ... ve ... sorgularının yapıldığı 28.12.2015 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.