Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33178 E. 2026/5411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33178
Karar No
2026/5411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/147 E., 2016/172 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, Düzeltilerek onama

A- Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede ; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğu, sanığın bu yöndeki temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek mercince itirazın incelendiği görülmekle bu suç yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğnameye uygun olarnak İADESİNE,

B- Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Ve Sanık ... ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede ; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Sanıklar hakkında Resmi Belgede sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ; Suç tarihinin suça konu vekaletnamenin kullanıldığı 20.06.2005 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;

Sanıkların gerçekte .. plakalı olan çalıntı aracın şase numarası ve plakasında sahtecilik yaparak mağdur ... isimli kişiye ait .. plakayı bu araca monte ettikleri, mağdur ... ..'un adına sahte olarak düzenledikleri .. ... Noterliğinin 05.04.2005 tarihli vekaletnamesine istinaden sanık ... ..'a aracı devretme yetkisi verdikleri, sanık ...'un da .. ... Noterliği'nin 20.06.2005 tarihli vekaletnamesi ile katılan ...'a aracı satın alma yetkisi verdiği olayda, sanıkların iştirak iradesi ile sahte vekaletname kullanarak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu vekaletnamenin Noterlik Kanunu'nun 82. maddesi gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK’nin 204/1-3. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu nedenle zamanaşımına uğramayacağı, bu haliyle sanıklar hakkında eksik ceza tayin edilmişse de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların yukarıda belirtilen eleştiri dışında kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden ; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... ...'in diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Bozma öncesi kurulan ilk hükümde sanık hakkında TCK'nın 157/1, 52... maddeleri gereğince , 7300,00 TL ve 600, 00 TL adli para cezasına hükmedildiği , hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, bozmaya konu hükümde aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilmeden sanığın 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün (C) bendinin (5) numaralı fıkrasının sonuna eklenmek üzere “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanığın neticeten 7.300,00 TL ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33178, K. 2026/5411, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33178-e-2026-5411-k-d4c373943921