Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19366 E. 2025/10722 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19366
Karar No
2025/10722
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/316 E. 2015/200 K. SUÇLAR : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nin 204. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Bankanın Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığın, tamamen sahte olarak düzenlenmiş suça konu A...banka ait görünen, Z ... nolu, 30.12.2012 keşide tarihli ve 23.500,00 TL bedelli çeki, suç tarihinde katılandan satın aldığı helva ürünlerine karşılık verdiği, katılan banka nezdinde araştırdığında çekin sahte olduğunu öğrendiği, böylece bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece, sanığın, suça konu çeki ortak iş yaptığı H.Ö. ve M.Ö.nün yaptıkları lokum ticareti nedeniyle mal verdikleri ve ismini bilmedikleri bir kişiden alıp kendisine getirdiklerini savunduğu, bu savunmanın H.Ö. ve M.Ö. tarafından da doğrulandığı, alınan uzmanlık raporu ile sanığın çekte yer alan ciro ve imzası dışında herhangi bir ilgisinin tespit edilemediğinin belirlendiği, katılan ile ticari ilişkisi bulunduğundan, sahte olduğunu bildiği çeki, kendi el ürünü imzasıyla ciro edip vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçe gösterilerek beraat hükmü kurulmuş ise de; kovuşturma aşamasında alınan beyanında katılan, sanığın kendisinden daha önce mal aldığını, malın bir kısmını da daha sonra alacağını, daha önce aldığı mallar ile ilgili suça konu çeki verdiğini, çeki kontrol etmeden geri kalan malı veremeyeceğini söylediğini, bankadan ve keşideci görünen kişiden soruşturduğunda çekin sahte olduğunu öğrendiğini beyan etmiş olup, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; alışverişe konu malların bedelinin suça konu çek ile ödeneceğine ilişkin anlaşıp anlaşmadıkları hususunda katılan ve sanığın ayrıntılı beyan ve savunmalarının alınması, önceden doğan borç için sonradan hileli hareketlerde bulunulması halinde suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek, aralarında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığının, önceden doğan borç ilişkisi mevcut olup olmadığının ve suça konu çekin bu kapsamda kullanılıp kullanılmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi, keza, haksız menfaat miktarının açıkça tespit edilmesi, önceden doğan borç ilişkisi mevcut olmadığının belirlenmesi durumunda, soruşturma aşamasında beyanları alınan ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen H.Ö. ve M.Ö.nün tanık sıfatıyla duruşmaya davet edilerek beyanlarının alınması, çeki kimden aldıklarının sorulması, sanığın savunmasında beyan ettiği isimler de gözetilip bu kişinin tespit edilerek beyanının alınmaya çalışılması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19366, K. 2025/10722, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19366-e-2025-10722-k-ed1fad23833e