Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32350 E. 2024/6597 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/32350
Karar No
2024/6597
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/157 E., 2016/244 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi , 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden belgenin aldatıcılık niteliğinin değerlendirilmediği, dolandırıcılık suçun yönünden ise uzmanlık raporuna göre yapılmış olduğu iddia edilen tahrifatın müvekkilince yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı hükümlerin bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın sanığa araç alımından kaynaklanan borcu için 3 adet 500 TL lik senet verdiği, senetlerden 2 tanesini sanığa ödeyerek geri aldığı, ancak borçlusu ... olan, 05/10/2006 ödeme tarihli 500 TL bedelli olan 3. senedin bedeli ödenmesine rağmen sanık tarafından katılana verilmediği, sanığın 500 TL lik senedin başına rakam ilave ederek ve yazı ile de "bin" ibaresi ekleyerek senet bedelini 1.500,00 TL ve senedin 2006 tarihi olan ödeme tarihinde tahrifat yapmak suretiyle "2008" olarak değiştirdiği ve bu şekilde senedi Üsküdar 2. İcra Müdürlüğünün 2012/12802 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğu iddiası ile dava açılmış ve mahkemece sanığın tüm dosya kapsamı itibarıyla inkara dayalı savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hâkime ait olduğundan, suça konu senet aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi , belgenin aslının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR A. Dolandırıcılık Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32350, K. 2024/6597, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-32350-e-2024-6597-k-15b34b837a11