Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31788 E. 2023/10243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31788
Karar No
2023/10243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/247 E., 2016/54 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ... ve mağdur ...'a yönelik kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, kararı temyiz etmek istediğini belirtmek suretiyle temyiz hakkını kullanmıştır. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'nın amcasının oğlu olan katılan ...'nın nüfus cüzdanını ve kredi kartını bilgisi ve rızası dışında alarak kredi kartından harcama yaptığı, fotoğraf değişikliği suretiyle tahrifat yaptığı nüfus cüzdanını kullanarak mağdurlar ... ve ...'a ait giyim mağazalarından kredili satış sözleşmeleri imzalayarak alışveriş yaptığı, ayrıca ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak Avea ve Turkcell firmalarından sahte abonelik sözleşmesi imzalamak suretiyle GSM hattı aldığı, yine sahte abonelik sözleşmesi imzalayarak Türk Telekom firmasından sabit hat çıkarttırdığı iddiasıyla sanık hakkında açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanığın tevil yollu ikrarda bulunması, mağdurların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, dört adet abonelik sözleşmesinde atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi görüşü ile toplanan delilleri bir bütün halinde değerlendirip sanığın eylemlerine uyan suçların sübut bulduğuna dair vicdani kanıya ulaşan Mahkemece temyize konu mahkumiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçeli karar başlığına eksik yazılan suç tarihlerinin, nitelikli dolandırıcılık suçu açısından "05.09.2010, 17.09.2010" olacak şekilde mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür. 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, katılanın bilgisi ve rızası dışında düzenlenen abonelik sözleşmelerini katılan adına imzalamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlemekten ibaret eylemlerinin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak belirtilen "2012" yılının değişen suç vasfına göre 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçu açısından en son abonelik işleminin tesis edildiği "10.08.2010" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemi için, değişen suç vasfına göre 5809 sayılı Kanun'daki cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. C. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/12855 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak sanık hakkında “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümü (C) bendinde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31788, K. 2023/10243, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-31788-e-2023-10243-k-1ee0d9468142