Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29863 E. 2024/3634 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29863
Karar No
2024/3634
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/303 E., 2016/129 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/303 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53, 52 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; çekin sahte olduğunu bilmediğine, atılı suçları işlemediğine, olay nedeniyle kendisinin mağdur olduğuna, verilen cezaların haksız olduğuna ilişkindir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; suça konu çekin önceden doğan borç karşılığında verilmesi nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın tamamen sahte olarak üretilmiş 27.000,00 TL tutarlı çeki mağdur ...'dan aldığı araç karşılığında mağdura verdiği, bu şekilde sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık, suça konu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği...isimli kişiden ticari alışveriş nedeniyle aldığını, mağdur ...'tan aldığı otomobil karşılığında verdiğini, beyan etmiştir. 3. Alınan uzmanlık raporunda; çekin tamamen sahte olduğu, keşideci imzası ile düzenlemeye ilişkin yazıların sanık ve mağdurun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. 4. Mahkemece, dosya içerisinde mevcut bütün delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda, sanığın mağdurdan araç satın aldığı, karşılığında, alınan uzmanlık raporuna göre tamamen sahte olan ve aldatıcılık niteliği bulunduğu belirlenen suça konu sahte çeki verdiği, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Sanık savunmaları, mağdur beyanı ve dosya kapsamına göre, suça konu çekin araba alım satımı karşılığında mağdura verildiği, taraflar arasında önceden doğan bir borç bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, aslı adli emanete alınmış suça konu çekin dosya arasında bulunan fotokopisinden çekin keşide yerinin belirtilmediği, bu nedenle çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu, mahkemece belge aslı üzerinde herhangi bir gözlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturulan belge aslının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/303 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/303 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29863, K. 2024/3634, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29863-e-2024-3634-k-266b11985083