Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29311 E. 2026/5233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29311
- Karar No
- 2026/5233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/70 E., 2015/179 K. SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, en son kesen sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.04.2013 tarafından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığın 15.10.2012 tarihli, 8.250 TL bedelli sahte çeki düzenleyerek mağdur ..'e verdiği, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, mahkemenin gerekçesinde, çekin önceden doğmuş bir borç için verildiği, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiş ise de, mağdur ...'in beyanında "işletmiş olduğu marketten çeşitli bakliyat aldığını ve karşılığında çeki verdiğini, çekin sahte olduğunu, kendisini dolandırdığını, sanığın çeki kendisine birikmiş borç karşılığı vermediğini, bakliyat aldığını, Ramazan kumanyası yaptırdığını ve üzerine de kendisinden para aldığını, çeki de bunun karşılığında verdiğini" belirttiği anlaşıldığından, çekin önceden doğan borca karşılık olarak verilmediği, bununla birlikte, 25.06.2014 tarihli uzmanlık raporunda, tetkike konu çekin orjinal olduğu, ancak çerçeve içerisine alınarak belirtilen bölümlerinde fiziksel/kimyasal silintilerin mevcut olduğu ve en alt kısımdaki makinede okunabilir bölümdeki karakterlerin baskı tekniğinin orjinal örneklerinden farklılık gösterdiği müşahade ve tespit edildiği, söz konusu bölümlerdeki evvelce mevcut ibarelerin fiziksel/kimyasal yollarla silinerek, halen mevcut ibarelerin basılması suretiyle tahrifat yapıldığı sonucuna varıldığının belirtildiği, keşideci ...'un beyanında, sanığı ve müştekiyi tanımadığını, çekteki imzanın oğlu ..'un imzasına benzetilmeye çalışıldığını, oğlunun da çek düzenleme konusunda yetkisinin bulunduğunu, çekin tamamen sahte olarak üretildiğini belirttiği; tanık olarak dinlenen ..'un ise, annesinin 3.000 TL bedelli çek tanzim ettiğini ve .. ..'da bulunan .. firmasına bu çeki verdiklerini, internette banka hesaplarını kontrol ederken annesinin hesabından 8.250 TL ödeme yapılmış olduğunu gördüğünü, durumu araştırdıklarında bankaya iletilen çekin gerçek çek olmayıp, sahte çek olduğunu öğrendiklerini, zaten aynı seri numaralı gerçek çekten dolayı olan 3.000 TL'yi karşı tarafa da ödediklerini beyan ettiği anlaşıldığından, gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, tanık olarak beyanı alınan keşideci ... ile oğlu ..'un yeniden beyanının alınması, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, sahteciliğin ne şekilde gerçekleştiği, çekin gerçek çek mi yoksa tamamen sahte olarak oluşturulmuş bir çek mi olduğu, gerçek çek ise yapılan tahrifatın ne şekilde gerçekleştirildiği hususlarında ayrıntılı yeniden uzmanlık raporu alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken, sanığın beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.