Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29226 E. 2026/5321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29226
- Karar No
- 2026/5321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/293 E., 2016/43 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... (Gök) Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Katılanın zararının kovuşturma aşamasında giderilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/2. maddesi uyarınca indirim uygulanmasına rağmen, kararın gerekçe bölümünde ve hüküm fıkrasında zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin belirtilmesi hususu maddi hata olarak değerlendirilmiş; ödenmeyen adli para cezasının, 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde yerine getirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; somut olayda koşulları oluşmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, eleştirilen hususlar dışında sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: 1. Sanığın, diğer sanık ... (Gök) ile iştirak halinde hareket ederek internet sitesi üzerinden verilen ilanla eskort hizmeti sağlanacağından bahisle katılandan para almak suretiyle üzerine atılı bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; hesap sahibi olan sanığın, aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı olarak hakkındaki icra takipleri nedeniyle hesabına bağlı banka kartını kullanması için çocukluk arkadaşı olan diğer sanığa verdiğini, katılana yönelik olarak gerçekleştirilen eylemlerden haberdar olmadığını savunması ile bu savunmanın hazırlık aşamasında diğer sanık ... (Gök) tarafından doğrulanması, sanığın bizzat katılana yönelik herhangi bir hileli harekette bulunduğu veya diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiğine dair dosyada herhangi bir delil de bulunmaması karşısında, benzer suçlardan sabıkası bulunmayan sanığın savunmasının aksini ispatlayacak, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; a) Somut olayda koşulları oluşmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, b) Katılanın zararının kovuşturma aşamasında giderilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim uygulanmasına rağmen, kararın gerekçe bölümünde ve hüküm fıkrasında hatalı olarak zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin belirtilmesi, c) 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik dikkate alınmadan, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
11.05.2026 tarihinde karar verildi.