Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28886 E. 2023/8066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28886
Karar No
2023/8066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/262 E., 2015/465 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Katılan vekilinin temyizi yönünden; katılan vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 19.11.2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik olarak, cezalandırılması cihetiyle usul ve esastan itiraz edildiği ancak karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 14.12.2015 tarihinde ise sanıklar hakkında üst hadden ceza verilmesi talebi ile temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesi bu kapsamda yapılmıştır.

Sanıklar müdafilerinin temyizleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyiz incelemesinin kapsamına göre; Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/262 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan... Yapı ... Ltd. Şti.'ye yönelik eylemleri nedeniyle, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f ve h) bentleri ile son fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 149.166,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 3. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; ... nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin onanması, basit dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlerin uzlaşma işlemlerinin uygulanarak sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması ... nedeniyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, süre tutum dilekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraza ve gerekçeli temyiz dilekçesi ile sanıklar hakkında üst hadden ceza tayinine, verilen cezaların yeterli olmaması nedeniyle bozulmasına, Sanık ... Karal müdafiinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, şirkette şeklen yetkili gibi göründüğüne, tüm işleri diğer sanığın yönettiğine ve kararın bozulmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihlerinde karı koca olan sanıkların, olayların başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek 14.02.2014 tarihinde, sanık ...'ın yönetim kurulu başkanı, sanık ...'ın işlerini fiilen yürüttüğü İ. Güneş Eğitim Hiz. İnş. Taah. A.Ş. firmasını kurdukları, firma adresinin Gaziantep olduğu ancak belirtilen adreste bir reklam firmasının faaliyet gösterdiği, daha sonra sanıkların Aralık 2014'te Mersin'de şube açacaklarını söyleyerek katılan ...'in zilyetliğinde bulunan iş yerini üç yıllık kira karşılığında 160.000,00 TL bedelle kiraladıkları, kira bedelinin 2.000,00 TL'sini peşin olarak ödedikleri, kalan 158.000,00 TL için sanık ... tarafından imzalanan senedi verdikleri; akabinde, katılan... Yapı ... Ltd. Şti. ile irtibata geçerek önce Mersin'de açacakları showroom için ürün aldıkları, ayrıca showroom içerisine ofis kurdurdukları, daha sonra da Malatya'daki bir inşaat işi için malzeme alacaklarını söyleyerek karşılığında 20.03.2015 ve 20.04.2015 tarihli ve 41.000,00'er TL bedelli iki adet şirket çekini verdikleri, bunun üzerine katılan şirket tarafından, talep edilen ürünlerin teslim edildiği; akabinde, kiralanan iş yerinin yanında bulunan ve katılan ...'ın zilyetliğinde bulunan arsaya 110.000,00 TL karşılığında inşaat yapmak üzere anlaştıkları, bunun üzerine katılan ...'ın 19.01.2015 tarihinde şirket hesabına sanıklar tarafından talep edilen 20.000,00 TL'yi ön ödeme olarak gönderdiği, sözkonusu meblağın sanık ... tarafından aynı tarihte hesaptan çekildiği; daha sonra sanıkların, kiraladıkları iş yerini terk ederek iş yerinde bulunan kiralayana ait mobilyalar ile klimaları sökerek aldıkları, taahhüt ettikleri inşaata başlamadıkları, 21.01.2015 tarihinde şirketi maddi durumu iyi olmayan ve şirket işlerinden anlamayan sanık ...'ın akrabası olan ve tanık sıfatıyla dinlenen Cemal Yalçın'a devrettikleri ve verdikleri ileri vadeli çeklerin karşılıksız çıktığı, bu şekilde üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ...'ın savunması, şirketin yönetim kurulu başkanının o tarihte eşi olan diğer sanık olduğuna, kendisinin şirkette herhangi bir yetkisinin ve ortaklığının bulunmadığına, eşine yardım amaçlı olarak ara sıra yanına gittiğine, sözleşmelerin de eşi tarafından imzalandığına, eşi ile birlikte yaptıkları işlerde dolandırıcılık kastı ile hareket etmediklerine, daha sonra ayrılma sürecinde olduğu eşi tarafından şirketin devredildiğine; sanık ...'ın savunması, şirketin yönetim kurulu başkanının kendisi olduğuna, kendisinin iki, eşinin de bir çocuğu olması nedeniyle işlerle fazla ilgisi olmadığına, şirketle ilgili görüşme ve anlaşmaları eşinin yaptığına, verilen çekleri kendisinin imzaladığına, eşi ile arası bozulunca şirketi eşinin yeğenine devrettiğine yönelik olup dosya kapsamı itibarıyla sanıkların üzerlerine atılı suçlamalardan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. 3. Dosyada tanık sıfatıyla dinlenen Cemal Yalçın'ın beyanı, ilkokul mezunu olduğuna, Gaziantep'te pide lahmacun işinde çalıştığına, şirket işlerinden anlamadığına, üvey dayısı olan ...'ın, eşi olan diğer sanıktan ayrılacaklarını ve bu aşamada eşi üzerine kayıtlı olan şirketi bir aylığına devralmasını istediğine, bunun üzerine noterde devir işlemi yapıldığına, ancak kendisinin yine pide lahmacun işinde çalışmaya devam ettiğine, şirketle ilgili herhangi bir işlem yapmadığına yöneliktir. 4. Yapılan yargılama neticesinde Mahkemece sanıkların katılan... Yapı Müh. PVC Alüm. Cam. ve Otom. Sis. Ltd. Şti.'ye yönelik eylemleri nedeniyle bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık; katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle basit dolandırıcılık suçlarından inceleme konusu mahkumiyet hükümleri kurulmuş; sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve basit dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE A. Katılan... Yapı ... Ltd. Şti. vekilinin temyizinin incelenmesinde; Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında belirtildiği üzere, yasal süresinden sonra olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan... Yapı ... Ltd. Şti.'ye yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyizlerinin incelenmesinde; 1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken doğrudan "adli para cezası" olarak belirlenmesi, sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; aynı sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Şirket adına hareket eden sanığın, bu sıfatla katılana ait arsada inşaat yapma taahhüdü ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

D. Katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının katılanlar... Yapı ... Ltd. Şti. ve ... olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan ...'e karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen dolandırıclık suçları ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR A. Katılan... Yapı ... Ltd. Şti. vekilinin temyizi yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/262 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar müdafilerinin katılan... Yapı ... Ltd. Şti.'ye yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyizleri yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/262 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Katılanlar ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; Gerekçe bölümünde (C ve D) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/262 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28886, K. 2023/8066, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28886-e-2023-8066-k-7ab30affa49f