Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26721 E. 2023/7104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26721
- Karar No
- 2023/7104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2020/196 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2011/546 Esas, 2012/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2011/546 Esas, 2012/730 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2017/5902 Esas, 2019/2429 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun takibinin şikayete ve uzlaşmaya tabi suçlardan olması, aynı şekilde dolandırıcılık suçunun ise hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında; yeni düzenlemeye göre dosyanın öncelikle bu madde hükmü doğrultusunda uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere uzlaşma bürosuna gönderilerek, alınacak uzlaştırma raporu sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/219 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Yabancı uyruklu şikayetçiler...ve ...'ın, olay günü saat 18.00 sıralarında Beyoğlunda bulunan ... Otelinin önünde plakalarını almadıkları bir ticari taksiye bindikleri, ismini daha sonra öğrendikleri sanık ...un şoför koltuğunda oturduğu ve aracı onun kullandığı, daha sonra araca temyiz dışı diğer sanık Şahin'in geldiği ve sanık Aykut tarafından aracın ikinci şoförü olarak tanıtıldığı, bu nedenle sanık Şahin'in araca binmesine şikâyetçilerin itiraz etmedikleri ve aracın ...istikametine doğru hareket ettiği, sanık ...un aracı çok hızlı kullandığı, tehlikeli ve ters yönlere girdiği, yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuğun ardından...Caddesine geldikleri sırada şikayetçilerin araçtan inmek istediği ve ......Mağazası önünde aracın durduğu, şikâyetçilerin beyanına göre taksimetrenin 41,00 TL yazdığı ve şikayetçi ...'in taksi şöförü sanık ...a 50,00 TL para verdiği, sanık ...un öksürmek suretiyle elini aşağıya indirip kendisine 5,00 TL verdiğini ileri sürerek şikâyetçi ...'den yeniden para istediği, bunun üzerine şikâyetçi ...'in sanık ...a 50,00 TL daha para verdiği, ön yolcu koltuğunda oturan diğer sanık Şahin'in sert bir şekilde arkada oturan şikâyetçi ...'a araçtan inmesini söyleyip kapıyı açtığı ve araçtan indirdiği, şikâyetçi ...'in araç sürücüsü sanık Aykut ile ilk seferde 50,00 TL para verdiğine dair tartıştığı ve araçtan indiği, araçtan indikten sonra şikâyetçi ...'in cep telefonunun cebinde olmadığını farketmesi üzerine taksinin peşinden koştuğu ancak taksiye yetişemediği, cep telefonunu aradıkları ancak cep telefonunun kapanmış olduğunu farkettikleri, bunun üzerine şikâyetçilerin polise müracaat ederek şikâyetçi oldukları, 16.10.2011 tarihinde sanık ...un polis tarafından yakalandığı, yapılan üst aramasında şikâyetçi ...'e ait cep telefonunun sanık ...un üzerinde ele geçirildiği, şikâyetçilerin sanıkları teşhis ettikleri, görevlendirilen bilirkişi marifetiyle yapılan tespite göre Taksim ... Oteli önünden binilen ticari taksi ile ......Mağazası önüne kadar yapılan yolculuğun aşırı trafik yoğunluğu sebebiyle 35 dakika sürmesine rağmen taksimetrenin 11,54 TL olarak yazdığının tespit edildiği, bu suretle sanıkların ticari taksiye müşteri olarak binen yabancı uyruklu şikâyetçilerden tespit edilemeyen bir şekilde taksimetrenin fazla yazmasını sağlayarak fazla ücret aldıkları ayrıca şikâyetçi ...'in verdiği 50,00 TL parayı el çabukluğu ile saklayıp 5,00 TL verdiğini ileri sürerek yeniden 50,00 TL daha almak suretiyle haksız kazanç sağladıkları, ayrıca sanık ...un şikâyetçi ...'in olay anındaki heyecan ve telaşı ile araçtan inerken unuttuğu cep telefonunu sahiplenip şikâyetçi ...'e iade etmemek suretiyle mal edindiği bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu ve ayrıca sanık ...un kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu işledikleri iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir. 3. Şikâyetçiler soruşturma aşamasında benzer beyanlarda bulunmuşlardır. 4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve şikâyetçilerin Türkiye adresi bulunmadığından 05.08.2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7 nci maddesinin onikinci fıkrası uyarınca uzlaştırma yoluna gidilmesinin mümkün olmadığının bildirilerek dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hüküm karşısında, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun, dolandırıcılık suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Gerekçeli karar başlığında " 15.10.2011" şeklinde gösterilen suç tarihinin "14.10.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/219 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi. Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.