Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/26552 E. 2023/2395 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26552
Karar No
2023/2395
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2012 tarihli ve 2011/230 Esas, 2012/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 3 yıl hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2012 tarihli ve 2011/230 Esas, 2012/47 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve 2013/27903 Esas, 2016/2873 Karar sayılı kararı ile sanığın aynı suçu birden fazla katılana karşı tek bir fiille işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 07.09.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 07.09.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2018/4292 Esas, 2018/6940 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/2109 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52, 58, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına, Mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, taraflar uzlaşmak istediklerini beyan ettikleri halde uzlaşma hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanmadığına, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçelerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmadığına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsup edilmediğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanması taleplerinin karşılanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihinde kendisini ... ... ismiyle tanıttıktan sonra, DSİ Genel Müdürlüğünde tanıdıkları olduğunu belirterek katılanları işe yerleştireceğinden bahisle 3750,00 TL haksız menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; katılanları işe yerleştirmek vaadiyle para aldığını kabul etmekle birlikte, kendisini gerçek ismiyle tanıttığını, ... ... ismini kullanmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Yargılama sırasında tanık olarak bilgilerine başvurulan M.U ve E.G., sanığın kendisini ... ... ismiyle tanıttığını ve işe yerleştirmek amacıyla katılanlardan para aldığını doğrulamışlardır. 4. Sanık tarafından, katılanların zararlarının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. 5. 27.02.07.2019 tarihli uzlaştırma raporu ile sanık ve katılanlar arasında katılanların edim taleplerinin yerine getirilmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 6. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/2109 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararı kararı ile sanığın savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, 27.02.2019 tarihli uzlaştırma raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda; 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; 27.02.2019 tarihli uzlaştırma raporuna göre, uzlaştırma işlemlerinin usûl ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiği, hükümde sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verildiği belirlenmiş; 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 62 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmamasına yönelik gerekçelerin yasal ve yeterli olduğu değerlendirildiğinden, sanık müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/2109 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararında,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2002 tarihli ve 2002/1028 Esas, 2002/232 Karar sayılı ilamıyla resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan 1 yıl hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, hüküm tarihinden sonra uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.1998 tarihli ve 1997/32 Esas, 1998/35 Karar sayılı 400,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün esas alınması ile hükmün infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/2109 Esas, 2020/67 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesinin uygulandığı bölüm tamamen çıkartılarak yerine, "Sanık hakkında, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2002 tarihli ve 2002/1028 Esas, 2002/232 Karar sayılı ilamıyla resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" bölümünün eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26552, K. 2023/2395, T. 04.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-26552-e-2023-2395-k-0436d0743d3f