Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22032 E. 2023/6131 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22032
- Karar No
- 2023/6131
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/8 E., 2015/340 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 Tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/340 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 43.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ...'dan almış olduğu suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğine, çekin üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olduğu yönünde bir bulguya rastlanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in kırtasiye işi ile uğraşan şikayetçi ...'dan toplam 21.550,00 TL tutarında almış olduğu kırtasiye malzemesi karşılığında, alacaklısı Odak Özel Eğitim ve Öğretim ... Ltd. Şti., borçlusu Koton Mağazacılık Teks. San. ve Tic. A.Ş. olan 10.11.2012 keşide tarihli ve 39.000,00 TL bedelli çeki verdiği, taraflar arasında arta kalan miktarın sanık ...'e iade edileceğine dair yazılı anlaşma yapıldığı, şikayetçi tarafından günü geldiğinde çekin bankaya ibraz edilmesi ile tamamen sahte olduğunun ortaya çıktığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılan ... beyanında, keşideci şirketin yetkilisi olduğunu, çekte yer alan keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, banka kayıtlarını araştırdığında suça konu 7012428 seri numaralı çekin Seçil Tekstil isimli firmaya verildiğini, çekin günü geldiğinde ödendiğini, ayrıca çekleri el yazısı ile doldurmadıklarını, Odak Özel Eğitim Kurumları ile ticari faaliyetlerinin bulunmadığını ve sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etmiştir. 3. Sanık savunmasında, suç tarihinde Kavacık'ta dershane işlettiğini, katılan ...'dan almış olduğu kitaplar karşılığında suça konu çeki kendisinin verdiğini, çeki arkadaşı ...'dan aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini, çekin üzerinde yer alan Odak Eğitim Merkezine ait kaşeyi kendisinin basmadığını, çeki bu şekilde teslim aldığını, Hasan'ın kendisini bu şirketin yetkilisi olarak tanıttığını ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir. Soruşturma aşamasında ise, ...'nın dershanesinde öğretmen olarak görev yaptığını beyan etmiştir. 4. Tanık ... beyanında, sanık ...'i tanıdığını, kendisinin İzmir'de yaşadığını ve pazarcılık yaptığını, bir dönem sanığın dershanesinde temizlik işlerine baktığını ve bekçilik yaptığını, sanığın beyanlarını kabul etmediğini, sanığa hiçbir şekilde çek vermediğini ve öğretmen olmadığını, sanığın suçtan kurtulmak için bu şekilde beyanda bulunduğunu, belirtmiştir. 5. 11.02.2013 tarihli ve BLG-2013/1193 sayılı ekspertiz raporunda, tetkik konusu çekin sahte olduğu, ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğu, 04.06.2014 tarihli ve BLG-2014/7088 sayılı ekspertiz raporunda ise, çekin ön ve arka yüzünde bulunan el yazıları ve imzaların ... ve ... isimli şahısların ellerinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulguların tespit edilemediğine dair görüşler bildirildiği anlaşılmıştır. 6. Mahkeme tarafından suça konu çek duruşmaya getirtilip incelenmiş, özellikleri tutanağı geçirilmiş ve çekin mevcut haliyle yasal unsurlarını taşıdığı, baskı kalitesi itibariyle gerçek çekten ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu ve bu haliyle aldatıcılık yeteneğinin bulunduğu kabul edilmiştir. 7. Sanık hakkında benzer şekilde sahte çek düzenleyip kullanmak suçundan Konya'da soruşturma yürütüldüğü, bu davaya konu çekin arkasında da yine Odak Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Ltd. Şti. adına sahte ciro yapıldığı ve ciranta imzasının sanık ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiğine dair bilgi ve belgelerin dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 8. Yapılan yargılama sonucunda, tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiil, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarı düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişikliğin söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 Tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.