Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22922 E. 2023/6385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22922
- Karar No
- 2023/6385
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/364 E., 2015/430 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2013/364 Esas, 2015/430 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının f- son bendi, 62 nci, 52 nci, ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Katılan sanık ... hakkında her iki suçtan beraat kararı verilmiş ve temyiz edilmemiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, çeki kendisinin düzenlemediğine, sahte olduğunu bilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında beraat kararı verilen katılan ... tarafından bankaya sunulan suça konu renkli yazıcı ile oluşturulmuş sahte çekin banka görevlilerince sahte olduğunun anlaşılması, katılan sanığın çeki sattığı mallar karşılığında sanık ...'dan aldığını beyan etmesi, sanık ...'ın bu hususu doğrulaması üzerine sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ...'nın suça konu çeki İsmail Bingöl adlı kişiden aldığını, daha sonra aldığı mallara karşılık ciro ederek katılana sanığa verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılan sanığın oluşu doğruladığı anlaşılmıştır. 3. Alınan bilirkişi raporlarında imza ve yazıların sanık ve katılan sanığa ait olmadığının, çekteki sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği, sanığın İsmail Bingöl'ün açık kimlik ve adres bilgilerini bildirmediği, satışa ilişkin belge sunamadığı, İsmail'e ait olduğunu belirterek vermiş olduğu telefon numarasının yabancı uyruklu biri adına kayıtlı olduğu, Mahkemenin belge üzerinde gözlem yaptığı anlaşılmıştır. 4. Mahkeme tarafından sanık ve katılan beyanları, bilirkişi raporları, GSM operatör yazı cevabı ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın atılı suçları işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararlarının, ... hakkında ise her iki suçtan beraat kararı verildiği, ... hakkında verilen kararların temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE 1. Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2014 tarihli ve 2014/71 değişik iş sayılı dosyasında yakalama ile savunması alınan sanığın duruşmadan vareste tutulmak istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamadeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2013/364 Esas, 2015/430 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.