Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21736 E. 2023/7658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21736
Karar No
2023/7658
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/578 E., 2015/752 K SUÇLAR : Dolandırıcılık, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2013/578 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık ve tehdit suçlarından ise beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararlarının yanlış olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçların oluştuğuna, 2. Sanık müdafinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun oluşmadığına, lehe hususların uygulanmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE A. Dolandırıcılık Ve Tehdit Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin Temyizi Yönünde 1.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine göre, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, suç oluşturduğu kabul edilen sözlerin açıkça gösterilmediği, yine Mahkeme tarafından da hangi eylemlerin atılı suçu oluşturduğu açıkça belirlenmeden genel bir ifadeyle sanığın katılana sinkaflı sözler sarf ederek atılı suçu işlediği kabul edilerek hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR A. Dolandırıcılık Ve Tehdit Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2013/578 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2013/578 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21736, K. 2023/7658, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21736-e-2023-7658-k-c0b127d86caf