Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4278 E. 2024/8724 K. – Açığa İmzanın

Konu: Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4278
Karar No
2024/8724
Karar Tarihi
Konu
Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/520 E., 2016/13 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında verilen asıl karar ile ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin asıl kararı ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu ve 315 inci maddeleri gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/13 Karar sayılı ek kararı ile şikayetçi vekilinin temyiz başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; katıla sıfatı kazanıldıktan sonra feragatin mümkün olmadığına, ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Vekilinin Ek Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Şikayetçi ...'ın 18.06.2015 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunmasına rağmen 23.10.2015 tarihli duruşmada şikayetçi olduğunu ancak katılmak istemediğini beyan ettiğinin tespit edilmesi karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi vekilinin ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Cumhuriyet Savcısının Asıl Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden 1. İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.10.2015 tarihinde yapılan sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi Vekilinin Ek Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/13 Karar sayılı ek kararında şikayetçi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Cumhuriyet Savcısının Asıl Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4278, K. 2024/8724, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-4278-e-2024-8724-k-8f0b7d3467e5