Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21515 E. 2023/7107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21515
- Karar No
- 2023/7107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/155 E., 2015/285 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 Tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/285 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında; 1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafii, kararın bozulması için süre tutum dilekçeleri vermiş, gerekçeli kararın tebliğinden sonra başkaca dilekçe vermemişlerdir. 2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi, atılı suçlardan sanıklara alt sınırdan temel ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanıklar ... müdafiinin temyiz istemi, suç unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın sanık lehine bozulması gerektiğine, vesaireye, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın bir menfaat temin etmediğine, cezalandırılmasını gerektirir delil olmadığından beraati yerine, delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın sanık lehine bozulması gerektiğine, vesaireye, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in daha önce Başbakanlıkta garson olarak çalıştığından zaman zaman burayı ziyarete gittiği, Başbakanlık tarafından çeşitli ihaleler yapılacağını duyduğu, bunun üzerine arkadaş olan sanıklar ..., ... ve ...'ın irade ve eylem birliği içeresinde hareket ederek bir şekilde katılanlar ... ve ...'e ulaştıkları, sanık ...'in katılan ...'ü, Ankara'ya çağırdığı ve birlikte Başbakanlık binasına gittikleri, daha sonra sanık ...'ın geldiği ve "Başbakanlık Danışmanı..." olarak ve sanık ...'ı ise "Başbakanlık Sayman'ı" olarak tanıttığı ve ayrıca bazı bakan ve siyasi kişilerin adını söylediği, bu şekilde ilk olarak Ekim 2014 tarihinde Başbakanlık'ın araç kiralama ihalesi yapılacağını söyleyerek katılandan teminat adı altında 295,000,00 TL parayı alıp daha önce İnternet kafede oluşturdukları suça konu Başbakanlık logosunun yer aldığı, İdari ve Mali İşler Başkanlığı Muhasebe Saymanlığı Başkanlığı başlığını taşıyan ve ... ismiyle imzalanmış bulunan 17.10.2014 tarihli belgeyi verdikleri, daha sonra ise 15.12.2014 tarihinde bu kez gömlek ve takım elbise ihalesi yalanı ile 1.094.000,00 TL parayı nakit olarak alıp yine Başbakanlık logosunun yer aldığı, İdari ve Mali İşler Başkanlığı Muhasebe Saymanlığı Başkanlığı başlığını taşıyan ve ... ismiyle imzalanmış bulunan 18.12.2014 tarihli belgeyi verdikleri, bu suretle sanıklar hakkında kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır. 2. Sanıkların, soruşturma aşamasındaki beyanlarında olayı detaylı anlatarak suçlamayı kabul ettikleri, kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında ise bazı hususlarda çelişkili beyanlarda bulundukları görülmüştür. 3. Katılanlar, zararlarının bir kısmı karşılandığından, etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılmasına rıza göstermediklerini beyan etmişlerdir. 4. Bilirkişi raporuna göre, suça konu belgelerin sahte ve resmi belge niteliğinde olduğu, belgeler altında ... adına atılı imzaların sanık ...'e ait olduğu, yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. 5. Katılan ... vekilinin 13.01.2015 havale tarihli dilekçesinde, soruşturma başlamadan önce zararlarının bir kısmının giderildiğinden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. 6. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile, sanık ...'in, sanık ...'i "Başbakanlık Danışmanı..." ve diğer sanık ...'ı ise "Başbakanlık Saymanı" olarak tanıttığı bunun dışında işin gördürülmesi amacıyla belli bir kamu görevlisiyle ilişkileri olduğunu belirterek bu ilişkiyi kullandıklarına dair herhangi bir delilin bulunmadığından sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olmadığı, ancak sanıkların katılanlara Başbakanlık logosunun yer aldığı, İdari ve Mali İşler Başkanlığı Muhasebe Saymanlığı Başkanlığı başlığını taşıyan ve ... ismiyle imzalanmış bulunan 17.10.2014 ve 18.12.2014 tarihli belgeleri teminat alındı makbuzu olarak vermeleri sebebiyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve teminat alındı makbuzlarının resmi evrak niteliğinde ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçlarından, suçun işleniş şekli, olayın özellikleri göz önünde bulundurularak alt sınırdan ceza tayinleri ile mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri ait olup, suça konu belgelerin ilgili kurumdan orijinal örneği istenerek, karşılaştırmak suretiyle aldatıcılık niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun tespit edilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların eylemleri neticesinde katılanlardan toplamda 1.389.000,00 TL parayı aldıklarının anlaşılması karşısında, ayrıntıları YCGK' nin 18.06.2013 tarihli ve 2012/15-1351, Esas, 2013/328 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, mahkemece dayanılan, suçun işlenmesindeki şekil ve özellik gerekçelerine göre, ceza tayininde 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddelerinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler ve suça konu değer esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında makul bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezalarının alt sınırdan tayini suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/285 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili, sanık ... ve müdafii, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.