Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20659 E. 2024/6672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20659
- Karar No
- 2024/6672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/131 E., 2015/119 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/131 Esas, 2015/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, mağdur ...'a ait Facebook hesabını hukuka aykırı bir şekilde ele geçirip mağdur ...'ın arkadaşı olan katılan ...'dan mesaj yoluyla acil bir ihtiyacı için borç istediği, bu kapsamda katılanın cebe havale yöntemini kullanarak sanığa telefon numarasına 250,00 TL gönderdiği iddia olunmuştur. 2. Mahkemece yapılan yargılamada, sanığın savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; a. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (son) fıkrasının hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, b. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilamı, adli sicil kaydında 28.06.2012 tarihinde kesinleşmiş görünüyor ise de, yapılan UYAP sorgulamasında söz konusu hükmün suç tarihinden sonra 18.02.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/226 Esas, 2012/73 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/131 Esas, 2015/119 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yazılı ''TCK'nın 158/1-f maddesi gereğince" ibaresinin çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi uyarınca'' ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "Sanığın, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/226 Esas, 2012/73 Karar sayılı 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.