Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19583 E. 2025/10780 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19583
- Karar No
- 2025/10780
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/308 E., 2015/133 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, her ne kadar düzenlenen tebliğnamede, ... ve ... da sanık olarak gösterilmiş ise de, hakkında beraat kararları verilen bu sanıklar yönünden herhangi bir temyiz talebinin olmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
1. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Sanıklar ... ile ...'un fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek, bir şekilde ele geçirdikleri suça konu ... Bankası ... Sanayi Şubesine ait ... nolu, 15.03.2008 keşide tarihli, 24.000,00 TL miktarlı keşidecisi ... San. Tic. Ltd. şirketi olarak gözüken çeki, şirketi temsile yetkili olmayan ancak şirket çalışanı olan sanık ...'un imzalayarak sanık ...'ya verdiği, daha sonra bu çekin sanık ... tarafından ... Bankasından alacağı krediye teminat olarak verildiği iddia ve kabul olunan olayda, sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi yanında aynı Kanun'un 158/1-j maddesinde düzenlenen ''Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla'' nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 18.03.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.