Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17588 E. 2023/1561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17588
- Karar No
- 2023/1561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/211 E., 2015/37 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ... hapis ve 27.000 ... Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın temyiz edilmesine ilişkin olup herhangi bir gerekçe içermemektedir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, emrine düzenlenmiş ve ilk ciro imzasının kendisine ait olduğunu kabul ettiği suça konu sahte çeki alışverişte kullandığı, son yetkili hamil tarafından ibrazında sahteliğinin anlaşıldığı, bu şekilde sanığın suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş çeki tedavüle çıkararak menfaat temin ettiği anlaşılmıştır. 2. Kriminal rapor ile suça konu çekin tamamen sahte olarak tanzim edildiği ve aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 3. Sanığın savunması kısmi ikrara yönelik olup suça konu çekteki şirketine ait kaşe üzerinde bulunan 1. ciro imzasının kendisine ait olduğunu, ancak keşideci ile kendisinden sonra gelen cirantayı tanımadığını, söz konusu çeki kendisine açık kimlik ve adres bilgilerini veremediği ... ...'ın cirolattığını beyan etmiştir. 4. Suça konu çeke ilişkin Mahkeme gözleminin yapılarak unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır. 5. Mahkeme tarafından, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. 6. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime imkan sağlayacak şekilde dosya içinde bulundurulduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ... sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede 1. Sanığın suça konu çeki piyasaya sürerek menfaat sağladığı kabul edilmesine karşın suçun mağdurunun kim olduğunun hüküm yerinde gösterilmediğinin, sanığın çeki kime, ne suretle vererek ne kadar menfaat temin ettiğinin ve bu menfaati kimden sağladığının denetime imkan verecek şekilde hüküm yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yeterli gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hükümde taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmesi ve infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilerek 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.....2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile yapılan değişikliğin nazara alınmaması, b. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi yerine sanık hakkında almış olduğu ceza gözönünde bulundurularak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm fıkrasının 6 ncı bendinden "sanık hakkında almış olduğu ceza gözönünde bulundurularak cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" ibaresinin çıkarılarak yerine "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.