Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13233 E. 2023/7039 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13233
- Karar No
- 2023/7039
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/259 E., 2017/549 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2012 tarihli ve 2011/241 Esas ve 2012/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f-son bendi,, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 56.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2012 tarihli ve 2011/241 Esas ve 2012/365 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2014/25615 Esas, 2017/12716 Karar sayılı kararı ile suç tarihi olan 24.02.2010 tarihi itibariyle sanığın keşideci şirketin vekili olduğunun sabit olması, şirket yetkilisi temyiz dışı sanık...’ın vekaletname düzenlendikten sonra şirket müdürlüğünden ayrılmış olmasının "...t Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" adına düzenlenmiş olan bu vekaletnameyi hükümsüz kılmayacağı, katılan şirket tarafından icra ve haciz işleminin yapıldığının anlaşılması karşısında; unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2017 tarihli ve 2017/259 Esas ve 2017/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraatlerin kaldırılarak sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, 16. 02.2010 tarihli ...t Gıda'nın genel kurul toplantısında eski ortak olan... ...'a 10 yıl için verilmiş olan yetkilerin geri alındığı ve bu kararın 19.02.2010 tarihinde yayımlandığı, dolayısıyla sanığa verilen vekaletin bu tarih itibariyle geçersiz hale geldiği, sanığın o tarihte şirketi temsile yetkili olmadığı, suçların oluştuğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'un olay tarihinden önce şirketi münferit imza ile temsile yetkili...'ın düzenlediği vekaletnameye dayanarak Garanti Bankası'nda çek karnesi teslim aldığı ve bu çek karnesinden iki adet çek tanzim ederek aralarında ticari ilişki bulunan katılan şirkete verdiği anlaşılmıştır. 2.Mahkemesince, suça konu iki adet çek hesabı sahibi olan ... Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin müdürü olan... ... tarafından şirketi tek başına temsil görevi devam ederken noter yoluyla verilen vekaletnameyle temsilcisi olduğu şirket adına sanığı vekil tayin etmiş olduğu, bu vekaletname dolayısıyla şirket yetkililerince azledilmediği, suç tarihinde sanığın keşideci şirketin vekili olduğunun sabit olması...'ın şirket müdürlüğünden ayrılması, bu vekaletnameyi hükümsüz kılmayacağı anlaşılmakla suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 21.11.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği belirlenmiştir. V. KARAR A. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2017 tarihli ve 2017/259 Esas, 2017/549 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bölümünde açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2017 tarihli ve 2017/259 Esas, 2017/549 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.