Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11582 E. 2023/7112 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11582
- Karar No
- 2023/7112
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/451 E., 2015/647 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.11.2015 tarihli, 2013/451 Esas, 2015/647 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan (sahte sürücü belgesi) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde; hükmün, olayların ve delillerin noksan, hatalı incelenmesi ile değerlendirilmesi sonucu hukuka aykırı olarak verildiği, Mahkemenin kendisini duruşmaya çağırmadığı, suça konu sürücü belgesini kötü amaçla herhangi bir yerde kullanmadığı, kendisinden kimsenin şikâyetçi ve davacı olmadığı, beraatini istediği savunmaları ile ayrıca re’sen belirlenecek sebeplerle usul ve esas yönünden incelenerek hükmün bozulması yönünde talepte bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dosya kapsamından, sanığın ...'da kimlik soran Jandarma'ya sahte sürücü belgesi gösterdiği, uzmanlık raporunda sürücü belgesinin tamamen sahte olduğunun ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtildiği, iddianamede resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemenin duruşmada iğfal kaabiliyeti bulunduğuna dair gözlem yaptığı anlaşılmaktadır. 2. Sanık Mahkeme sorgusunda suçu ikrar etmiştir. 3. Mahkemece sübut bulduğu gerekçesi ile yukarda açıklanan şekilde hüküm kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın tekerrürüne esas alınan ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Sanığın “Mahkemenin kendisini duruşmalara çağırmadığı” yönündeki temyizi bakımından; Sanığa iddianamenin ve duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, sanığın duruşmaya gelmediği, bilahare çıkarılan sanık hakkındaki zorla getirme emrine cevaben geçici süre ...’a gittiğinden bahisle bila ikmal, bir sonraki zorla getirme emrine “bimekan takımından olduğu, adresini terkettiği, daimi araması olduğundan temin edilemediği” yönünde bila ikmal cevap verildiği, hakkında yakalama emri çıkarılarak duruşmada bizzat hazır edilerek Mahkemece savunmasının alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dairemizce UYAP'tan yapılan incelemede kısa kararın tefhim tarihinde sanık tutuklu ya da hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunmadığı görülmüştür. 5271 sayılı Kanun’un "sanığın mahkemeden uzaklaşması" başlıklı 194 üncü maddesi (1) Mahkemeye gelen sanığın duruşmanın devamı süresince hazır bulunması sağlanır ve savuşmasının önüne geçmek için mahkeme gereken tedbirleri alır. (2) "Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir." hükmünü içermektedir. Açıklanan nedenlerle sanığın duruşmada hazır edilmesi için usuli işlemlerin yerine getirildiği ve anılan Kanun hükmü uyarınca yokluğunda karar verilebileceği anlaşıldığından sanığın temyiz nedeni yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2013/451 Esas, 2015/647 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.