Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7130 E. 2023/10659 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7130
- Karar No
- 2023/10659
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/657 E., 2015/2065 K. SUÇLAR : Hırsızlık, özel belgede sahtecilik Özel belgede sahtecilik suçu yönünden 24.12.2013 HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER: Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/657 Esas, 2015/2065 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca birer yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nın temyiz dilekçesinde, herhangi bir temyiz nedeni ileri sürülmediği anlaşılmıştır. 2. Sanık ...'ün temyiz isteği özetle, yüklenen suçu ve verilen kararı kabul etmediğine, hükmedilen ceza nedeniyle mağdur olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... hakkında, sahte sürücü belgesi ve sahte nüfus cüzdanını kullanarak kendisini M.Ö. olarak tanıtıp katılan ...'ın maliki olduğu 06 .. ..68 plaka sayılı aracı kiralamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece, kullanıldığı iddia olunan belgelerin aslı ele geçmediğinden resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı ancak kendisini M.Ö. olarak tanıtan sanığın, aracın kiralanmasına ilişkin sözleşmeye sahte imza atmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiştir. 2. İştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların, müteahhit olan mağdur ...'a ait inşaatta kullanılan ve inşaatın yanında bulunan kalıp tahtalarını suç tarihinde saat 02.30 sıralarında 06 .. ..68 plakalı araca yüklerken, yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen polisler tarafından yakalandıkları, bu şekilde hırsızlık suçuna teşebbüs ettikleri iddia ve kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fail ve fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesinin o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2014 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında sahte sürücü belgesi ve sahte nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede, araç kiralama sözleşmesinde sahtecilik yapıldığına ilişkin anlatıma yer verilmediği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılıp araç kiralama sözleşmesi hükme esas alınarak özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. İnşaat alanında bulunan inşaat malzemelerini çalmaya çalışan sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bulunan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; a. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, araç kiralama sözleşmesinin aslının duruşmaya getirtilip incelenmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, söz konusu belgenin fotokopisi ile yetinilerek hüküm kurulması, b. Sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, c. Suç ve hüküm tarihlerinde adli sicil kaydı bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı da tespit edilemeyen sanık ... hakkında "geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak takdiri indirim sebebi bulunmadığından" ve "sanığın kişilik özellikleri, pişmanlığının bulunmayışı ve ileride yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmaması nedeniyle şartları bulunmadığından" şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. d. Sübutu kabul edilen ve 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/657 Esas, 2015/2065 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.