Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7048 E. 2023/7457 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/7048
Karar No
2023/7457
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/59 E. 2015/543 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; işlediği suçlar nedeniyle adli sicil, UYAP dava ve infaz yakalama kayıtları bulunan sanığın kardeşi olan mağdur adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini polise ibraz ettiği, alınan uzmanlık raporu ve yapılan incelemeden de anlaşıldığı üzere söz konusu belgenin sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu, bu şekilde atılı suçu işlediğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu sürücü belgesinin örneği, İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. 4. Suça konu sürücü belgesinin Mahkemece incelenerek aldatma niteliği bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Ancak; cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesinin kazanılmış hakka konu olamayacağı cihetle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesine rağmen aynı madde gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasındaki hırsızlık suçuna ilişkin olması karşısında, uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı infaz aşamasında gözetilmek kaydıyla, söz konusu hukuka aykırılığının Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragraftaki cümlenin devamına "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/7048, K. 2023/7457, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-7048-e-2023-7457-k-2f53d294d0c5