Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7013 E. 2023/7596 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/7013
Karar No
2023/7596
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/246 E., 2015/739 K. SUÇLAR : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin18.11.2015 tarihli ve 2015/246 Esas,2015/739 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında, resmi belgeyi yok etmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin bininci fıkrası, 35, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık ... hakkında; a. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılması için kesin delil bulunmadan, isimleri verilen tanıklar dinlenmeden, şartları oluşmasına rağmen lehe hükümler uygulanmadan verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

Sanık ...'ın temyiz istemi; sadece tutanak tutulmaması için memurlara ricada bulunması, resmi belgeyi yok etme gibi bir amacı ve eylemi olmaması, şikayetçinin mahkemedeki beyanında arbede olduğu, bu sırada tutanağın buruşturulmuş şekilde yerdeydi, hangi sanığın bunu yaptığını görmediğini beyan etmesi birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlemediğinin sabit oluşu, şartları oluştuğu halde lehe hükümlerin uygulanmaması nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'un işlettiği kafenin gece 02.20 sıralarında faaliyette olduğunun ve içeride müşteriler olduğunun görülmesi üzerine kolluk tarafından tutanak tutulurken, kafe çalışanı olan sanık ...'un düzenlenmekte olan tutanağı buruşturmak suretiyle yok etmeye teşebbüs ettiği, sanık ...'un elindeki kırık cam parçası ile şikayetçi polis memuru ...'un yanına gidip, kendine zarar vermeye başladığı, ikna edilmeye çalışırken şikayetçiye yönelik sinkaflı küfürler ettiği, zor kullanılarak etkisiz hale getirilirken şikayetçiyi iterek karşılık verdiği ve şikayetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı belirtilerek görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında, olay günü çalıştığı kafede saat 02.30 sıralarında müşteri olması sebebiyle müzik olduğunu, normalde kapalı olması gerektiğini, diğer sanık ...'un polis memurlarına karşı geldiğini, kendisinin polis memurlarına diğer sanığın mağdur olduğunu ve tutanak tutmamaları gerektiğini söylediğini, bunu izah ederken tutanak elinden çekilince bu hale geldiğini, diğer sanığın polislere vurup vurmadığını bilmediğini, polis memurlarına diğer sanığın kafe dışındayken sövdüğünü beyan etmiştir. 3. Sanık ... suçlamaları kabul etmediğini, olay tarihinde alkollü mekan işlettiğini, tüm evrakı tamam olmasına rağmen şikayetçinin zaman zaman para istediğini, canlı müzik ruhsatının gece 02:00 ye kadar olduğunu, 12:00 de gelerek müşterileri dağıttığını, olay günü gelip ahlaksız teklifte bulunduğunu, kabul etmediğini, diğer sanık ...'un şikayetçinin elinden evrakı aldığını, biber gazını Şehmus'a sıktıklarını, Şehmus'u dövdüklerini, ayırmaya çalışırken şikayetçinin kendisine de saldırdığını, küfür ettiğini, suçsuz olduğunu, olaya ilişkin şahitleri olduğunu ayrıntılı bilgilerini vereceğini beyan etmiş ancak bu bilgileri mahkemeye sunmamıştır. 4. Şikayetçi ... mahkemedeki ifadesinde, sahta bar isimli iş yerinin görevli olduğu bölge içerisinde olduğunu, saat 02.00 da kapatılması gerektiği halde 02.35 sıralarında gittiklerinde açık olduğunu ve içeride müşteri bulunduğunu gördüklerini, yasal işlem yapmak istediklerinde sanık ...'un sinkaflı küfürler ettiğini, tutanak tutulurken bir arbede yaşandığını ve tutanağı yerde buruşturulmuş şekilde gördüğünü, hangi sanığın bunu yaptığını fark etmediğini, sanık ...'un elindeki kırık şişe ile kendine zarar vereceğini söylediğini, ona müdahale ederken kendisini de yaraladığını, sanık ...'u zor kullanmak suretiyle engelleyebildiklerini, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir. 5. Mahkemesince sanıklara atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden İnkara dayalı savunması, sabıkalı kişiliği ve gözetildiğinde sanık lehine takdiri indirim uygulanmaması ve şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkin sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamın 4733 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verildiği anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a getirilen düzenlemelerin lehe hükümler içermesi karşısında sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanığın direnme eylemini diğer sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiğinden, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, çalıştığı iş yeri aleyhine işlem yapmakta olan polis memurlarının elinden henüz imzaları tamamlanmamış olan tutanağı alıp buruşturup yere atmak suretiyle resmi belgeyi yok etmeye teşebbüs suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında sanığın suçlamaları kabul etmediği, kendisinin sadece memurlara tutanak tutmamaları yönünde ricada bulunduğunu beyan ettiği, şikayetçi ...'un mahkemedeki ifadesinde arbede sırasında tutanağın buruşturulup yere atıldığını ancak hangi sanığın bunu yaptığını görmediğini beyan ettiği anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer olmayacak şekilde belirlenmesi bakımından tutanak tanıkları olan polis memurlarının tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra eylemin sanık tarafından gerçekleştiğinin sabit olması halinde; 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinde düzenlenen "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerektiği, somut olayda belgenin tamamlanmamış olması ve zarar görmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin eksik araştırma ve suç vasfında yanılgıya düşerek mahkumiyet hükmü verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin18.11.2015 tarihli ve 2015/246 Esas, 2015/739 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından önesürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/246 Esas, 2015/739 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/7013, K. 2023/7596, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-7013-e-2023-7596-k-253cf92e3f4f